Üstümü değiştirip aşağı indim. Babamla karşılıklı koltuklara oturduk. O sorular soruyor, ben de gereken cevapları veriyordum. Suçlu-polis ilişkisi gibiydi. Doğrusu buna çoktan alışmıştım diyebilirim. Ne varsa ve ne biliyorsam anlattım. Aslında fazla tanımıyordum da, bildiğim birkaç şey vardı. Babam da bu durumu iyi anlıyordu. Bu yüzden bu konuyu biraz tartıştık. Sonda konuyu zamanla anlarsın diyerek kapattı. Sonunda sevgili üvey annem Sarah arkadaşlarıyla olan 'büyük' buluşmasından döndü. Arkadaşlarıyla buluştuğunu bir yerden anladım - kafası güzeldi. Ne zaman da arkadaşlarıyla buluşsa içerdi. Bazen kendi seçimlerime şükrederdim, babam ve ya başkalarına bakınca. Bazen ve bu tip durumla karşılaşınca. Babam konuşmaya çalışsa da mırıltılı sesiyle bir şeyler anlatmaya çalışıyor, bir yan

