İnsanı yaptığı hatalar büyütür. Yaptığımız yanlışlar bizleri doğruya götüren yoldur aslında. Duyduğumuz büyük pişmanlıklar, üzüntüler bir süre sonra kötü yanlarını yitirip bizlere tatlı birer anı olarak kalıyor.Acı insanı olgunlaştırır, eğitir.
Koşar adımlarla kafenin arka kapısına gittim ve büyük bir hızla içeri girip kapıyı kapattım. Heyecan ve korkudan dolayı nefes nefese kalmıştım. Kapıya yaslanarak elimi hızlı çarpmaktan dışarı fırlayacakmış gibi olan kalbimin üzerine koydum ve bir süre soluklanmaya çalıştım.
Az önce boşluk olan yerde birden bire birilerinin olduğunu görmem ne kadar normaldi? Yok ben kesin yorgunluktan halüsinasyon gördüm. Yoksa böyle birşey imkansız. Bünyeme ters düştü heralde bu kadar çalışmak.
-"Hey iyimisin?"
Ensemde hissettiğim nefesle ve duyduğum sesle korkudan yerimden sıçradım. Gelen burada çalışan benim gibi akşam mesaisine kalmış olan Hakan'dı.
-"Sakin ol Hera benim. Sen pek iyi gözükmüyor gibisin."
Diyen Hakan'a sorun olmadığını belirtmek için biraz daha kendimi toparlamaya çalıştım. Bu gördüklerimden kimseye söz edemezdim. Yoksa deli olduğumu düşünmeleri kaçınılmazdı.
Derin bir nefes alarak kendimi toparladım.
-"Sorun yok Hakan ben iyiyim. Hava biraz soğuk . Üşüdüm sanırım. Şimdi içeri geçiyordum zaten."
-"Tamam ozaman sorun yok. Sende artık çıkabilirsin."
Diyen Hakan'a bakmaya devam ettim. Sanki birşey söyleyecekte söyleyemiyor gibiydi. Elini ensesine atarak mahçup bir ifadeyle yüzüme baktı.
-"Şey aslında yurda gidene kadar sana eşlik edebilirim. Hava da karardı zaten.Tek başına gitmesen iyi olacak."
Aslında bu dediğini kabul etmezdim ancak şuan hava oldukça kararmıştı ve yolda giderken paranoyak gibi sürekli biri beni takip ediyormuş hissine kapılmaktansa Hakanla gitmek iyi bir fikir gibiydi.
-"Gerçekten çok iyi olur. Ben paltomla çantamı alıp hemen geliyorum."
-"Tamam. Ben dışarıda bekliyorum ozaman."
Başımı sallayarak onu onayladım ve giyinme odasına yöneldim. Üzerimdeki siyah önlüğü çıkararak paltomu ve çantamı aldım.
Hakan ,esmer, uzun boylu yakışıklı bir çocuktu. O üniversite 2 de okuyor. Ancak fazlasıyla da çapkın biri. Bir ara 3 kızı aynı anda idare ettiğin görmüşlüğüm var. Onun bu halleri ona karşı mesafe koymama neden oluyor. Ben böyle biriyle arkadaşlık kuramam ki.
Üstelik son zamanlarda benimle daha fazla konuşmasıda ondan daha fazla uzak durma isteği uyandırıyor bende.
Ben okul hayatım boyunca çevresi olan biri olmadım. Yani ne erkek ne de kız olarak yakın arkadaşım vardı. Sadece sınıfta ve yurtta oda arkadaşlarım olan birkaç kızla iyi anlaşıp konuşuyorum.
İnsanlarla iletişimim hep kötüydü. Hala da kötü. Gittiğim yerlerde hemen ortama uyum sağlayabilen biri değilim. Dışarıdan her ne kadar soğuk ve asosyal gözüksemde sevdiğim veya yakın olduğum kişilere de tam tersiyim.
Bu yaşıma kadar bir sevgilim veya teklif eden olmadı. Doğrusu ben kendimi geri tuttum böyle şeylerden.
Ben aşkı kitaplardan okumayı tercih ettim. Aşk benim hayallerimde çok özel ve güzel bir duygu. Ben hayallerimi kaybetmekten korkuyorum. Onlara olan umudumu yitirmekten korkuyorum. Hayallerim benim hayata biraz olsun tutunma sebebim.
Gerçeklerle hayallerimi mahvetmektense duygularımı hayallerimde yaşatıp mutlu olmayı tercih ediyorum sanırım.
Hakanı daha fazla bekletmemek için hızlı adımlarla çıkışa yöneldim. Elinde sigarasiyla beni bekliyordu.
Benim geldiğimi gördüğünde sigarasını yere atarak ayağıyla üzerine bastı.
-"Hadi gidelim bakalım." Diyerek ilerledi.
Bende yanından yürümeye başladım. Kafe yurda çok uzak değildi.
-"Eee derslerin nasıl gidiyor?"
-"Şu an iyi gidiyor. Yani mükemmel değil ama fena da sayılmaz."
-"Notlarını bu dönemde yüksek tutman lazım Hera. Üniversite sınavı yaklaşıyor biliyorsun. Derslerine ağırlık vermen gerekiyor."
-"Evet haklısın. Derslere yoğunlaşmaya çalışıyorum ."
Dudaklarını birbirine bastırarak başını beni onaylarcasına salladı.
Daha fazla konuşmadan yürümeye devam ettik. Aramızda ki bu suskunluk yurda varıncaya kadar sürdü.
Geldiğimizde Hakan'a dönerek teşekkür ettim. Hakan gözlerini bir süre yüzümde gezdirdikten sonra gözlerini gözlerime sabitledi.
-"Yardım edebileceğim birşey olursa eğer yardımcı olurum. Her konuda."
Diyerek bir süre daha baktı.
-"Sağol.Herşey için.Ben artık içeri gireyim. Görüşürüz"
Diyerek el salladım ve içeri doğru ilerledim. Beni kapıdan girene kadar bekledi ve ben girince oda gitti.
Hemen odama çıktım. Gerçekten bir an önce uyumak istiyorum. Bugün fazla yorulmanın bana iyi gelmediğini görmüş oldum. Çok karışık bir gün olmuştu.
Odaya girer girmez sessiz bir şekilde dolaptan mavi üzerinde beyaz puantiyeleri olan pijama takımımı aldım ve banyoya girerek giyindim. Ardından sıcak yatağıma girerek kendimi uykunun derinliklerine bıraktım.
Sabah çalan alarmın sesiyle uyandım. Artık bu sesi duymaktan ciddi anlamda bıktım. Hayatımda duyduğum en uyuz ses kesinlikle alarmın sesi.
Bugün haftasonu bu yüzden okul yok ancak kafede çalışmam gerekiyor. Kafede pazartesi ve pazar günleri çalışmıyorum. Hafta içi okul çıkışlarında yarım gün, haftasonu yani cumartesi günü ise tam gün çalışıyorum.
Günlük rutin olan kıyafet değiştirme seansını hallettikten sonra yurtta ki yemekhanede kahvaltımı yapıp çıktım ve kafeye doğru ilerlemeye başladım.
Kafeye vardığımda önlüğümü giyerek işime odaklanmaya çalıştım.
Hakan'ın yönlendirmesiyle 7 numaralı masaya siparişleri almaya gittim. Masada genç görünen 4 erkek oturuyordu. Bir an için onları biryerden görmüşüm hissine kapıldım. Ben sanki daha önce bu yüzleri görmüştüm. Siparişlerini not etmeye başladığımda göz ucuyla onlara baktım ve onlarında beni dikkatle incelediğini gördüm. Acaba ben mi abartıyorum durumu?
Onları daha önce gördüğüme eminim. Aniden aklıma dank edene görüntülerle kalbim hızla atmaya başladı.
Bunlar...Bunlar benim dün kafenin arkasında gördüğüm kişilerdi. Ama...Hayır hayır bence ben yanılıyorum. Heyecandan hızlı atan kalbim,titreyen bedenim ve terleyen ellerim bana hiç yardımcı olmuyor.
-"B-başka bir isteğiniz var mı?"
Ah! Hadi ama kekelemek nedir? Şu durumda daha çok dikkat çektiğimin kesinlikle farkındayım ancak herşey istem dışı gerçekleşiyor.
Aralarından sarışın olanın gözleri beni olduğum yerde delip geçiyordu zaten. Çok fazla dikkatli bakıyordu.
Sarışın olan çocuk gözlerimin içine dikkatle bakarken
-"Hayır. Şu anlık yok." Dedi
Başımı sallayarak onayladım ve arkamı döndüm ancak duyduğum fısıltıyla yutkunamadım.
-"Algan, bu o. Dün bizi gören kız."
Allah'ım ne olur şuan kabus görüyor olayım. Yalvarıyorum hemen şimdi uyanacak olayım.