15.bölüm

675 Words
Kutay bu akşam onunla konuşamadığım için delirmişti. Yapılacak bir şey yoktu. Kızlar bugün için bizdelerdi. Zuhal bu kadar büyük yeni değişime hazır olmadığı için destek istemişti. Yarın onunla birlikte iş yerine gidecektim. Seve seve ona destek olacaktım. "Ya bunu da giymek zorunda mıyım?" ona hiç açılmadık iç çamaşırlarımdan vermiştim. Ne dediysem Zuhal itiraz etmemiş ve yapmıştı. "Değişim sadece dışta olmaz. İçinde de olur. Ve içini güzel tutarsan dışında güzel kalır." sadece dışını güzelleştirsek neydi? Ben kıyafet ve iç elbiseyle ilgilenmiştim. Letafet dizi sekterönde çalışıyordu. Makyojerdi. Dizi sektöründe olmasına rağmen onun belli çalışma saatleri vardı. Gececi ve gündüzcü olarak çalışıyorlardı. Letafet gündüzcüydü. Zuhalin makyaj ve saçıyla da o ilgilenecekti. "Ben geldim." diyen Şura ile hepimiz kapıya baktık. O da Şura için lens almaya gitmişti. Elindekileri uzattı. "İstediğiniz o rengi aldım." Lenslerin su yeşili olmasını söyleyen Zennureydi. Kendisi tasarımcıydı. Ve renklerle arası hiçbirimizin olmadığı kadar iyiydi. Şurada bizim gibi yatağımda yerini alınca beklemeye başladık. Saat oldukça geç olmuştu. Biz yine de uyumamış ve Zuhal için çırpınıyorduk. Ona yardımcı olan kişi Zennure den başkası değildi. Letafet ne istiyorsa onu getiriyordu. Kızlar odamda ne varsa yerini biliyordu. Benim dalgalı saçlarım olduğundan saç düzleştirici ile işim olmazdı. Zennure eve gidip getirmişti. Letafet de makyaj çantasını yanında taşıdığından benim makyaj ürünlerim değil de kendininkileri kullanıyordu. İşi bitmiş olmalı o da geriye çekildi. Zennure Zuhale lensleri vermişti. Hepimiz arkada onu beklerken Zuhal aynada kendine bakıyordu. "Bu ben miyim?" Bize dönse de bir de bizde baksaydık. Oturduğu sandalyeden ayağa kalkınca yönünü bize döndü. Üzerine eteklerimden birisini vermiştim. Ve ona çok yakışacağını düşündüğüm bir kolları yarıya kadar uzanan dantel işlemeli crop önermiştim. Etek yeşildi. Üzerindeki crobun rengi alaturkaydı. O kendi etrafında döndüğünde hepimiz ona bakıyorduk. "Nasıl olmuşum?" Şura ona inanamayan gözlerle bakıyordu. "Zuhal sen yaşamıyor ölüymüşsün." evet birde Zuhal giydiği tüm takım elbiseleri siyah giyerdi. Cenazeye gitmiyor ama tercihleri hep siyah oluyordu. "Çok güzel oldun." bunu diyen bendim. Lensler ona çok yakışmıştı. O kadar değişmişti ki onu tanımakta güçlük çekiyordum. " Fatih sıkıysa yarında seni zorbalasın. Kızım insan senden bir şey isterken bile çekinir." zarif bir elması andıran mücevher gibi olmuştu. O kadar hassas ve narin birine dönmüştü ki işte bu onun ruh haliydi. "Yarın senin için unutulmaz olacaktır. Kesinlikle sonucu arayıp hepimize haber ediyorsun." Letafet haklıydı. Fikriyle övünür gibi bakıyordu. "Ama ben çok heyecanlıyım. Kalbim sanki iş başvurusuna gider gibi bir halde." bence şu halde iş başvurusuna gitse eli boş mümkünü yok dönmezdi. "Fatih beye senin bu halin sürpriz olmasın. Ne dersin işe gitmeden önce bir konuşma yapmak ister misin?" Şura elindeki telefonu kaldırınca ben dahil hiçbirimiz karşı çıkmadık. Zuhalin kendi kararına bıraktık bu sefer. Başını sallayınca Şura videoya girdi. " Ben Zuhal Anacar. " bize baktı." Tabi beni kimse bu halimle tanımayacaktır. Az öncesi bende kendime inanamayan gözlerle baktım. Bu halim bana çok yabancı ama arkadaşlarım kendimi bulmamı sağladılar. Onlara teşekkür etmek istiyorum. Benim kendimi bulmama yardımcı oldukları için." Ben ve kızlar ona öpücük attık. Yüzü gülerken konuşmaya devam etti. " Artık böyle bir kadın olmaya karar verdim. Güzel olmaya. "güzelliğini saklamaktan vazgeçmişti. O da diğer kadınlar gibi kadın olmak tarafını seçmişti. Kadın olmak bence en güzel şeydi. Erkek olmakta erkeklere özgü olduğu gibi Allah kulunu ne güzel yaratmıştı. "Eğer benim gibi olan birileri varsa onlara tavsiyem güzel arkadaşlıklar edinsin. Çünkü onlar sizi yere düşürmüyor ve başkası sizi yere düşürdüğünde ayakta durmanı ve devam etmeni sağlıyorlar." bize kollarını açtı. Hepimiz ona sarıldık. Şura videoyu kesmişti. O da bizimle sarılınca kızlarla iç içe olmuştuk. " Teşekkür ederim size. İyiki varsınız. " o da iyi ki vardı. Bence Zuhal o gün değil yeni yaşına şimdi girmişti. Onun doğum günü bence bugündü. Bazen biz doğduğumuz günü doğum günü sanırdık. Ben doğum günü kutlamazdım. Çünkü insanların doğduğu günü buna benzer günler olduğuna ve o günlerde sevdikleriyle kutlamasına inanırdım. Mutlulukla ve neşeyle birlikte. Pastanın üzerindeki ateş yeni yaşın vedası gibiydi. Oysa yeni bir yaşa veda edilmezdi. Onu üzerine bir yaş daha aldığı için hoş karşılanmalıydı. İnsanlar bazı şeyleri belki de yanlış yapıyordu. Yanlış öğrenip yanlış davranıyorduk. -------------- Hikâyenin doğum günü bugün olsun. Bu bölüm ve arkasından gelecek diğer bölümlerde hikâyenin tadı tuzu olsun. Allaha emanet🥰❤️
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD