Nazlı ve Bahar kapıda beklerken çıkan ses yüzünden Dağhan, Tarkan ve Peri de gelmişti.
"Ne oluyor? Abi siz ne yapıyorsunuz?"
Dağhan hepimizin suratındaki dehşete bakarak sormuştu. Bir sorun olduğu anlaşılmıştı.
"Duyduklarım doğru değil, öyle değil mi?"
Nazlı soruyu gözlerini art arda kapatıp açarak sormuştu. Yüzündeki renk gitmiş kül rengine dönmüştü.
"Biriniz konuşun doğru değil, değil mi?"
Nazlı bu kez bağırmıştı. Ben gözümü kapatıp derin bir nefes aldım. Demek istediğim buydu. Nazlı böyle bir şeyi kabul etmezdi. Sakin olmaya çalışıyordu Gencer Abi ise başını dimdik tutmuş sevdiği kıza bakıyordu. Sevdiği kıza.
"Duydun, seviyorum ben seni. Sevdamı inkâr edecek değilim."
Nazlı güler gibi ses çıkardı. Gencer Abi'nin yanına gelip hızla onu itti. Tabi ki Gencer Abi milim kıpırdamadı.
"Seviyor musun? Sen benim abimsin anladın mı? Gencer Abi'msin. Saçmalıyorsun sadece."
Diğerlerine baktığımda şaşkınlıklarını her türlü görebiliyordum. Dağhan dikkatle olanları izliyordu, şaşırmış gibi bir hâli yoktu daha çok ne gibi bir tepki gösterileceğini bekliyor gibiydi. Peri Tarkan'ın arkasına saklanmıştı ikisinin de gözleri sincap gibi açılmıştı. Normalde onların bu hallerine katıla katıla gülerdim ama ortam hiç müsait değildi şuan.
"Seviyorum ben seni. Gencer Abi'n olmak istemiyorum. Saçmalık değil benim sevgim Nazlı."
Gencer Abi dişlerinin arasından konuşmuştu. Bu kez sinirlenmişti boynundaki damar kabarmıştı. İlk kez bu kadar sinirli görünüyordu. Kavga anında içinden bir canavar çıkardı o yüzden 'Dozer Gencer' deniliyordu ama hiç bu kadar sinirlenmemişti.
"Anlamıyorum ben. Ne zamandan beri var? Ben mi bir şey yaptım Gencer Abi? Belki kafan karışmıştır. Yanılıyorsundur."
Nazlı'nın gözlerinde gözyaşları birikmişti. Kabul etmek istemiyordu. Yine de uyusal yaklaşmaya çalışıyordu.
Gencer Abi'nin gözlerinde yıkımı gördüm ilk kez. Sevdiği kız şuan da karşısında çırpınıyordu böyle bir şeyin olmaması için. Haklıydı bir nevi. Yıllardır abiydi onun için. Bilemezdi. Gencer Abi için de zordu. Ne kadar içine gömmeye çalışmıştır Allah bilir. Ama gönül seçer miydi karşındakini? Ne anlamı kalırdı seçseydi? Düğümler bir olur muydu?
"Benim için kolay mı sanıyorsun? Sen her abi dediğinde içim kanıyordu benim ulan. Gözlerimle bağırıyordum ben sana "Aşığım." diye. Görüyor muydun beni? Kestirip atma Nazlı. Nazlı'm."
Gencer Abi yavaşça Nazlı'ya yaklaşımıştı. Hepimiz pür dikkat onları izliyorduk. Bir an, kısacık bir an Kayahan Abi ile göz göze geldik. Acılı bakıyordu. Sonra gözlerini çekti hemen. Gencer Abi'ye öyle bir bakıyordu ki sanırsın kendi canı yanıyor. Ben de tekrar gözlerimi Gencer Abi ile Nazlı'ya çevirdim.
"Nasıl kestirip atmayım. Yanlış, bu çok yanlış."
Gencer Abi yutkundu. Acılarını yuttu. Kursağında kalan hayallerini yuttu. Gözyaşlarını yuttu belki. Ama aşkını yutamadı. Yutmayacaktı.
"Tamam, zorlayamam seni. Ama sevdamı kabul edeceksin Nazlı. Yanlış değil benim sevdam, gerçek. Ben seni seviyorum."
Gencer Abi son kez dönüp baktıktan sonra dükkandan çıktı. Arkasından Kayahan Abi ve Dağhan da çıktı. Dağhan da biliyordu olanları sanırım. Nazlı'nın gözünden bir damla yaş aktı sonra. Bir damla daha ve bir damla daha...
Bir an sarsılır gibi oldu, Bahar hemen koluna girdi.
"Sakin ol kuzum. Gel bir otur. Su da getirelim. Peri bir bardak su getir Nazlı Abla'na."
Peri arka taraftan su almaya gitti. Nazlı babamın masasının önündeki sandalyeye oturdu. Yaşlı gözlerini bana çevirdi sonra.
"Sen de biliyordun. Benden niye sakladın Biricik?"
Acıyla baktım arkadaşıma. Yapamazdım yine olsa yine söyleyemezdim.
"Korktum Nazlı. Ben duymamam gereken bir şeyi duydum. Yapamazdım."
Gidip kollarımı arkadaşıma sıkıca sardım. Sırtını sıvazladım. Biraz sakinleştiğinde dükkanı kapattım. Eve doğru yürüken Bahar, Peri ve Nazlı önden ilerliyordu ben dükkanı kapatırken arkada kalmıştım Tarkan da benimle birlikte yürüyordu. Bugün Bahar ve ben Nazlılarda kalacak konuşacaktık.
Tarkan bir kolunu omzuma atıp konuştu.
"Ulan Gencer Abi beni çok şaşırttı. Yılın şoku resmen. Dağhan benden yüksek puan aldığında bile böyle şaşırmadım."
Kıkırdadım yine de keyifsiz bir gülücüktü. Derin bir nefes alıp ben konuştum.
"Sence ben kötü bir arkadaş mıyım?"
Tarkan başımı iki koluyla sıkıştırıp "Saçmalama lan. Sen var ya biriciksin biricik." dedi. Başımı serbest bırakıp tekrar konuştu.
"Senin bir suçun yok. Tesadüfen duymuşsun. Görünüşe göre Dağhan da biliyor. Bazı şeyleri söyleyemezsin Biricik."
Normalde olsa onunla yüzyılın dalgasını geçerdim bu kadar ciddi konuştuğu için. Sadece gülümsemekle yetindim. Zaten yollarımız ayrılmıştı ben de kızların yanına gitmiştim. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu.
Eve gidince kızları bekletmemek adına hızlıca annemden izin almaya ve birkaç parça eşya almaya gittim. Bahar, Cenk Ali'ye haber vermişti ama durumu üstünkörü anlatmıştı. Çocuk telefonu burnuna düşürmüştü. Meryem Teyze'ye kızlar gecesi yapmak istediğini söylemesini istemişti.
Ben de şuan annemin kısa çaplı sorgusundan geçiyordum.
"Kız bana bak. Bir sorun var değil mi? Nazlı ağlamış, kızın gözü kıpkırmızı."
Aman, bir şey kaçsın gözünden aman.
"Ya anne ne alaka, ağlamadı. Biz planlıyorduk zaten böyle toplanmayı. Ben unutmuşum sana haber vermeyi."
Annem inanmadığına dair bakışını atıp önümden çekildi.
"İyi hadi bari inanalım. Ama anlarım ben var bir şeyler. Kokusu çıkar. Benden kaçar mı be?"
Ayakkabılarımı giyerken homurdandım.
"Röntgenci gibisin kaçar mı?"
Annem duymuş olacak ki terliği fırlattı.
"Bak bak anneye neler diyor? Röntgenciymiş. Hep baban yapıyor seni böyle."
Anneme sinir bozucu bir bakış atıp gülümsedim.
"Ben de seni seviyorum anne."
Annem hala homurdanıyordu. Kızların yanına gidince yine sessizliğe büründüm. Yol boyunca Bahar ile gergince bakıştık. Kimse konuşmadı.
Nazlılara gelince Fadik Teyze kapıyı açtı.
"Hoşgeldiniz kuzularım geçin içeri."
"Hoşbulduk Fadik Teyze."
Gülümsemeyle cevap verdim fark etmesin diye. Ama bakışları Nazlı'nın yüzünde dönüp duruyordu. Ayakkabıları çıkarıp içeri girdik.
"Nazlı gözün niye kızardı?"
Nazlı gergince annesine sonra bize baktı. Ben de aklıma gelen ilk yalanı söyledim.
"Fadik Teyze dükkanda gözüne yanlışlıkla sprey ilaç sıkmış. Bitkiler için olan ilaçtan."
Fadik Teyze inanmışa benziyordu. Nazlı'nın yanına gidip gözüne baktı.
"Aman kızım niye dikkat etmedin?"
Nazlı annesine burukça gülümsedi.
"Önemli bir şey yok anne."
"Aç mısınız kuzularım? Açsanız yemeği koyalım sofraya."
Ah Fadik Tezye kurt gibi açım ama iştah kalmadı. Hepimiz derince iç çektik aynı durum onlarda da vardı. Bahar durumu kurtardı.
"Şimdi pek aç değiliz Fadik Teyze. Acıkırsak yeriz biz bir şeyler."
Gidip yanağına bir buse kondurdu. Fadik Teyze de Bahar'ın yanağına bir öpücük kondurdu. Nazlı ile bakışıp ikisine birden sarıldık. Seviyordum hepsini. Ailemdi onlar.
Fadik Teyze ikna olunca Nazlı'nın odasına gidip kendimizi yatağa attık.
Bahar derin bir nefes alıp "Yorucu bir gündü." dedi.
Her yönden yorucu bir gündü. Nazlı tavana bakıyordu.
"Nazlı?"
Nazlı tavana bakıp yutkundu.
"Hı?"
Gözünden yaşlar yine firar etmeye başladı.
Bahar'la bakışıp iç çektik.
"Nasıl hissediyorsun, anlat bize. Biz kardeşiz anlat da bilelim?"
Bahar konuşuyordu. Ben sadece izliyordum. Kendimi suçlu hissediyordum ama suçlu olmadığımı da biliyordum.
"Kötü hissediyorum. Kırık, dökük bir kere daha harabe gibi hissediyorum."
Yatakta oturur vaziyete geçtim.
"Özür dilerim."
Nazlı da bana bakıp oturur vaziyete geçti.
"Sen özür dilenecek bir şey yapmadın Biricik. Ben olsam ben de anlatamazdım emin ol. Her şey o abi bozuntusu yüzünden. Nasıl böyle bir şey hisseder? Abim onlara emanet edip gitti beni."
Sonlara doğru sesi kısılmıştı. Bahar ile gergince nefes aldık bir kere daha. Bahar Nazlı'nın omzuna yatıp ellerini tuttu.
"Öyle deme be Nazlı. Gencer Abi iyi adamdır. Sen şimdi sinirle öyle diyorsun ama düşününce anlarsın belki. Tamam olmaması gerekir ama olmuş işte. İnsan kalbinin sahibini seçemiyor ki."
Nazlı sakinleşmişe benzemiyordu. Hâlâ sinirliydi.
"Ne sahibi Bahar Allah aşkına? Abi diyordum ben ona abi."
Nazlı insanları kalıplarından çıkarmak istemezdi. Korktuğum nokta buydu işte.
"Bir de onun açısından bak Bahar. Sakin ol sadece. Aşık olmuş nasıl engellesin? Sen kendini frenleyebilir misin? Birinden nefret ederken aman ondan nefret etmeyim o abi diyebilir misin?"
Gözlerime baktı başka bir şey vardı orda, sanki kendine de kızgındı. Belki de korkuyordu. Beklemediği bir insandan beklemediği duygulardı.
"Gencer Abi de ne yakışıklı be. Mahallede kızlar Kayahan Abi'den sonra ona hasta."
Bahar tepkisini ölçmek için sormuştu. Nazlı sinirle soludu.
"Yakışıklılığı batsın."
《》《》《》《》《》《》《》《》《》《》《》
Bahar'ın ısrarı üzerine bir Hint filmi izliyorduk. Sadece Bahar konsantre olmuş izliyordu, arada peçeteye sümkürme sesi geliyordu.
Nazlı televizyona bakıyordu ama aklının filmde olmadığına kalıbımı basardım. Ben de arada bir telefonuma bakıyordum. Oyalanırken whatsapptan bir mesaj geldi. Dağhan atmıştı.
Gönderen: Dağhan
"Meyhanedeyiz. Ulan Gencer Abi'nin içinden bildiğin Nazım Hikmet çıktı. Adam resmen elliye yakın şiir okudu. Ne yapmış bu Nazlı adama?"
Gülmek istiyordum ama ortam müsait değildi. Normalde buna karnım ağrıyana kadar gülerdim.
Gönderen: Ben
"Hadi be ordan, sen de biliyordun değil mi?"
Yaklaşık iki dakika sonra mesaj geldi. Bahar hâlâ burnunu siliyordu. Psikopat sevgilisinden ayrılırken bu kadar ağlamamıştı.
Gönderen: Dağhan
"Ya biricikim abim tehdit etti "Söylersen sana bir daha para yok." diye. Ben de tesadüf eseri öğrendim. Yoksa biliyorsun."
Gönderen: Ben
"Neyse hadi görmezden geleyim. Nazlı kesinlikle kabul etmiyor. Gencer Abi'nin işi zor."
Telefonu bırakıp bizimkilere döndüm tekrar. Fadik Teyze Bahar'a bakıp konuştu.
"Tamam kuzum ağlama artık helak ettin kendini."
Bahar bunun üstüne daha da bir şiddetli ağladı sanırsın birisi öldü.
"Ama Fadik Teyze kızı öldürdü. Kız hamileydi."
Tekrar bir ağıt daha koyverdi. Nazlı'yla bakıştık. Bahar'ın saçlarını okşayıp konuştum.
"Bahar iki top tuvalet kağıdı bitirdin. Her yer sümük oldu senin yüzünden."
"Biricik ama çok acıklı."
Oflayıp filmi izlemeye devam ettik ya da izlememeye. Fadik Teyze uykum var deyip gitmişti zaten. Bahar bütün film boyunca ağladı bir ara kanepeyi dövdü ağlarken.
Film bitince yatmaya gittik. Bahar ve ben yerde yatarken Nazlı yatağında yattı. Yerde yatmak istese de biz izin vermedik. Lâmba kapalı olsa da hiçbirimiz uyumuyorduk. Tercihler aklıma gelince hemen söyledim.
"Tercihleri yarın yapalım."
"Toplanırız yine. Ama Yağız yapmış geçen Cenk Aliler sinirlenliyordu. Kopmaya başladı bizden korkuyorum."
Tercihleri hep beraber yapmayı ne kadar istediğimizi biliyordu. Yine kalbimi kırmayı başarmıştı.
Yatağından bize dönen Nazlı "Belki bir problemi vardır." dedi.
"Bize anlatmayı denese keşke. Ailesi, arkadaşları yanında, sınav da istediği gibi geçmiş. Çok tatlı da bir sevgilisi var. Derdi ne anlamıyorum. Hele Gediz'deki bana karşı tavrı hiç hoş değildi."
Bahar bana dönüp işaret parmağını boşluğa salladı.
"Evet, evet. Sen gittikten sonra kalktılar zaten. Müjde de anlamış değildi. Tatlı kız ama ben sevdim."
Nazlı tekrar yatıp gözlerini yumdu ve "Beni de tanıştırsınız bir gün. Hadi uyuyalım artık." dedi.
Hepimiz yorgunluktan uyuduk.
《》《》《》《》《》《》《》《》《》《》《》
Üzerimde bir ağırlık vardı ama yine de gözlerimi açmıyordum. Ahtapot gibi her yerimi sarmıştı. Mırıl mırıl mırıldanıyordu.
Kendimi zorlayıp gözlerimi açtım.
Bahar bildiğin beni dürüm gibi sarmıştı. Nefes alamıyordum.
"Bahar ulan kalk. Nefes alamıyorum. Bahar kız kalksana."
Sanki mümkünmüş gibi daha da sıkı sarıldı.
"Ya Cenk Ali defol git."
Bir elimi kurtarmıştım debelenerek. Bacağımın tekini de kurtarıp yatakta yan tarafa ittim Bahar'ı.
Üzerimize örttüğümüz popeye sarıldı bu kez. Nazlı'nın yatağı boştu. Saate baktığımda dokuz olduğunu gördüm.
"Bahar kalksana ya. Saat geç olmuş."
Mırıldanmaya devam ettim. Sonra aklıma gelen planla pislikçe sırıttım.
"Bahar telefonun düştü kız. Kırıldı sanırım."
Bahar hortlak gibi gözlerini bir anda açtı. İçimden tövbe çektim. Pikeyi yan tarafa atıp telefonunu kontrol etti.
"Hani ya kırılmamış. Yüreğime iniyordu."
"Kalk hadi etrafı toplayalım kahvaltı hazırlamaya yardım edelim."
Etrafı toplayınca yüzümüzü yıkadık. Mutfağa gittiğimizde fevkaladenin fevkinde bir sofra bizi karşılamıştı.
"Günaydın kızlarım. Hadi oturun biz de sizi çağıracaktık."
Mahçupça gülümsedim Bahar kahvaltıya gömülmüştü bile.
"Bizi de kaldırsaydınız keşke ya yardım ederdik."
"Aman kızım ne yardımı siz yemenize bakın."
Bahar habire tepiştiriyordu. Sanırsın kıtlıkta kalmış.
"Fodok Toyzo bonlor çok gozol olmoş ellorono soğlok."
İgrençsin bakışları atıp yemeye devam ettim. Yemeği yiyince kapıya çıktık. Bahar eve gidecekti ben de dükkana.
"Kafana çok takma Nazlı. Sakince düşün lütfen."
Sarılıp kapıdan ayrıldık. Bahar'la biraz yürüdükten sonra yollarımız ayrıldı. Yolda ilerlerken bir el omzuma dokundu. Arkamı döndüğümde Kayahan Abi bana gülümsemeyle bakıyordu.
"Sen miydin?"
Ona hâlâ kızgındım çok dengesiz davranıyordu.
"Başka birini mi bekliyordun?"
Tek kaşını kaldırıp konuştu. Önüme döndüm.
Somurtup "Kimi bekleyebilirim acaba." dedim.
"Gencer vazgeçmeyecek."
Şaşkınca ona döndüm.
"Efendim?"
"Gencer diyorum vazgeçmeyecek. Nazlı'yı gerçekten seviyor. Bırakmayacak."
Yüzüne dikkatle baktım. Sakalları çıkmaya başlamıştı saçları da uzamıştı ama dağınık görünmüyordu. Bugün üzerinde siyah kotla siyah tişört vardı.
"Nazlı kesinlikle kabul etmiyor işi zor. Kendimi onun yerine koyamıyorum."
Yutkundu. Yüzüme baktı.
"Kabul etmez miydin?"
Gökyüzüne baktım. Tam cevap verecekken arkadan bir kadının bağırma sesi geldi.
"Bırak beni. Yardım edin."
Kayahan Abi bana bakıp hemen konuştu.
"Sen burada kal."
Sesin geldiği yere doğru koştu. Benim burada sessizce bekleyeceğimi düşünüyorsa yanılıyordu.
Kayahan Abi'nin arkasından koştum. Gördüklerimle gözlerim kocaman oldu.
Gönül Abla saçı başı dağınık yüzündeki yara izleriyle kocası Şerif Abi'ye bakıyordu.
"Bana bak lan vereceksin o parayı duydun mu?"
Kayahan Abi Şerif Abi'nin önüne geçti.
"Sen mi yaptın ulan bunu? Lan kadına el kalkar mı şerefsiz?"
Kayahan Abi Şerif Abi'yi arkaya doğru iteklemişti. Şerif Abi'nin içkili olduğu belliydi. Hemen geriye doğru savruldu. Ben de koşarak Gönül Abla'nın yanına gittim. Ellerinden sıkıca tuttum.
"Sen kimsin lan?"
Sarhoş olduğu için peltek konuşuyordu. Kayahan Abi sabrının son damlasını böylece yitirdi ve adama bir kafa attı adam yere kapaklandı. Mahallenin esnafları Kayahan Abi'yi tutmuşlar zor zaptediyorlardı.
"Senin gibi şerefsizlere hadlerini bildiriyorum lan var mı?"
Kayahan Abi'yi bıraksalar adamı öldürecekti. Kavgayı duyan mahalleye döküldü iyice kalabalık olmuştu. Yukarı sokağa baktığımda şoka girdim. Gencer Abi savaşa gelir gibi "Allah Allah" çekerek koşuyordu.