Beynimdeki düşünceler birbirine karışmış, kelimeler midemde düğümlenmişti. Gözlerim boş bir şekilde odada gezinirken, kalbim her geçen saniye biraz daha fazla ağrıyordu. Yavaşça, ama derin bir iç çekişle içimdeki acıyı bastırmaya çalıştım. Ellerim titriyordu, neyi tutacağımı, nasıl yapacağımı bilemedim. Bir şeyler söylemek, bir şeyler yapmak istiyordum ama dilim tutulmuş gibiydi. O an, hayatımda hiç bu kadar boş ve kırık hissetmemiştim. Bir adım öteye gidip, bir kelime söylemek bile bana en büyük zorluk gibi geliyordu. Sadece bir düşünce vardı zihnimde, o kadar güçlüydü ki; ne kadar mücadele etsem de, her şey kayboluyordu. Kayboluyordu ve hiçbir şey yerine konamayacak kadar derin bir boşluk bırakıyordu. "Ne demek öldürüldü?" Öfkeli sesim yüksek çıkmıştı. Gözümden süzülen ince yaşlara enge

