On beş gün boyunca geçirdiğimiz bu güzel tatil, sadece gezdiğimiz yerler değil, aynı zamanda kendimizi yeniden keşfettiğimiz, birbirimize daha yakınlaştığımız bir yolculuk oldu. Kapadokya’nın mistik havası, balonlar, vadiler, kaya oluşumları ve o büyülü gün batımları… Her şey, bize bir ömür boyu hatırlayacağımız güzel tatlı anılar sundu. Her sabah uyanıp birbirimizle dalaştığımız, zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Gece boyunca yıldızlarla sarhoş olduktan sonra, sabahları onunla kalkmak, güne onunla başlamak o kadar doğal bir hale geldi ki, artık onsuz geçen saatler, sanki hiç var olmamış gibiydi. O anların değeri, her şeyin ötesindeydi. Telefonum, her yeni anı yakalamak için bir araç haline gelmişti. Her yerde, her köşe başında, gözlerimizin içindeki o ışığı yansıtan fotoğraflar çektim.

