Bedenim hareket halinde ki bir başka bedende iken gözlerim yavaşça aralanmıştı. Gökyüzünden yere düşen kar taneleri ve soğuk hava tüm bedenimi titretirken kendimi Berdan'a biraz daha yakın tuttum ısınmak istercesine. Kollarımı sıkıca boynuna dolayıp başımı göğsüne yasladım. Yüzüme düşen karlar sıcak tenimde yer edinirken gözlerimi kapattım. Bedenim sıcak odadaki soğuk çarşafla buluştuğunda rahatsızca kıpırdanıp sola döndüm. Berdan üzerime kalın bir battaniye örterken telefonu çaldı. Gözlerim kapalıydı ama bilincim açıktı. Telefonu açtı. "Saat 21.00'a çekin toplantıyı." ... "Dediğimi yap Handan. Uzatma gelmedim henüz, yarın akşam toplantıdan sonra uğrarım." Kaşlarımı çattım. Kime uğrayacaktı? Handan'a mı? Handan kim ki? Aldırmadan kendimi tekrar uykuya bırakacakken yatağın sol tarafın

