İnsan sevdiğine hayır diyebilir mi? Karşısında gözleri yaşlı, kalbi bin parçayken "Git" diyebilir mi? Elleri ellerindeyken, arkasını dönebilir mi? Olmuyor, yapılmıyor işte bunlar. İnsan sevince, aşık olunca katlanamıyor sevdiğinin yüreğindeki hüznün tek bir kırıntısına. Tıpkı, Sinem gibi. Yatağında ayaklarını karnına doğru çekmiş, arkasına yaslanarak otururken, sessiz sesiz akıyordu yaşları yanağından. Titreyen ellerinin arasında olan telefondan bildirim sesi gelince, görüş alanını netleştirmek için gözyaşlarını sildi. Gelen mesajı açarak, okudu. "Sen ağlayınca, içim acıyor Sinem. Ağlama bir tanem, sen ağlama." Sinem, başını arkasına yaslayıp, derin bir nefes alıp verdi. Yarın hayatı değişecekti, ailesinin izni olmayan bir şey yapacaktı. Ve bu belki de yaptığı en büyük yanlıştı. S

