41. Bölüm

2189 Words

İnsan zamanla her şeye alışıyordu. Canının yanmasına, acının dilinde lal olmasını kabulleniyordu. Nitekim tuhaf varlıklardık. En kıymetlilerin bu dünyadan göçmesine bile alışabiliyorsak geri kalan her şeyin tenimizdeki izini kabullenmemiz de büyük meziyet sayılmamalıydı. Alışıyorduk işte. Varlığa, yokluğa, içimizde kangren olan tüm kesiklere teker teker alışıyorduk. Acı eşiğimiz kotasını doldurmuş oluyordu ki hissizleşiyorduk. Ondan olmalıydı Kerem'in beni görmezden gelmesi karşısında ayakta durabilmem. Tek bir kelimesini bana dokundurmadan iki gündür Poyraz'ı alıp götürmesini sessizce izlememin başka açıklaması olamazdı. Onun beni hayatının dışında bırakmasını usulca kabullenmek canımı yakıyordu. Ama ne zaman ona elimi uzatmaya çalışsam dikenli bir zırh kuşanıyor, kendi kendini kanatıyor

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD