Beklemek… Neyi beklediğini bilmemek… Öyle bir duygu ki bu dört duvar üstünüze geliyor gibi hissediyorsunuz. Eliniz, kolunuz bağlanıyor bir anda. Kime saldıracağınızı daha kötüsü kime sarılacağınızı da bilmiyorsunuz. Hastane odasının önünde bekliyoruz hepimiz. Birbirimizden uzak halimizi benim biraz önce Kerem’e olan yersiz davranışıma veriyorum. Şu an ona kırgın ya da öfkeli olan Zeynep yok içimde. Şimdi düşünebildiğim tek şey annem. İçeride ona bir şeyler oluyor ve yalnızca izliyorum. Sessizlik beni çileden çıkartsa da elimden daha fazlasının gelmeyeceğini de biliyorum. Yapabildiğim tek şey beklemek. Odadan çıkan bir doktorla hareketleniyoruz. -Neyi var doktor bey? Önemli bir şeyi yok değil mi? diyen teyzemin sakin sesi. -Geldiğinizden beri yaptığımız tahlillerin

