Sesleri zorda olsa duyabiliyor ama gözlerimi açamıyordum. Güçlü kollar beni arabadan indirip sarsmamaya dikkat ederek hızlı adımlar atarken arada gecenin siyahı çökmüş olan gözlerini yüzüme ardından da koluma çevirdiğini hissedebiliyordum. "Gerekli şeylerin hepsi yanımda." dedi Can'ın sesine benzeyen bir ton. Geldiğimiz yer neresiydi bilmiyordum. Beni düz ve yumuşak bir yere yatırdıktan saniyeler sonrasında birinin kolumla uğraştığını hissettim. Uygar'ın yüz ifadesini tahmin edebiliyordum. Çaresiz bir adam nasıl hissediyorsa öyle hissediyor olmalıydı, onu delirteceklerdi. "Uyuşturdun mu?" diyen sesin Arda'ya ait olduğunun farkındaydım. "Uyuşturdum, üç dört dikiş yeterli olur. Belki de beş." diyerek yanıtladı, Can."Başlıyorum." diyerek ekledi dakikalar sonra. Ondan başka konuşan yoktu

