Bu gülüşerek bir şeyler içen insanların hepsi mutlu muydu yoksa mutluluk oyunu mu oynuyorlardı birbirlerine? Uygar ve benim pastaneye gittiğimiz gece gelmişti bu soru aklıma. İkimiz de gülmüyorduk, bir şey içmiyorduk ve yemiyorduk, sadece oturduğumuz yerde birbirimize bakıyorduk. Tuhaf ve güzeldi. İçtendi. Mutluydum. "Masaya yediye bakın çocuklar!" "Bakıyorum Ahmet amca!" diye seslendim söylediği masaya doğru koşarken. Aklım dalgındı. Ahmet amcayı sürekli düşünüyordum ve bir yandan da Uygar aklımdan çıkmıyordu. Onunla dört gündür görüşmüyorduk. İçimde tuhaf bir boşluk hissediyordum. Benimle biraz vakit geçirdikten sonra benden hoşlanmamış olabilir miydi? Mesaj atıyordu ama hiç gelmemişti, onu görmemiştim. İki yıldır ilk defa bu kadar uzun süre boyunca beni görmeye gelmemişti. Bu yüzd

