Bütün gece gözüme uyku girmemişti. Abim, gerçekten düşündüğüm şeyi mi yapacaktı? Ve... Araf buna aracı mı olacaktı? "Canım, ben çıkıyorum." dedi Araf. "Kahvaltı hazırlıyordum?" "Vaktim yok, bebeğim. Yolda giderken alırım bir şeyler." "Peki." dedim usulca. Ceketini giydi ve bana sıkıca sarıldı. "Sen eve mi gideceksin?" "Biraz ortalığı toparlar, sonra giderim." "Çok yorma ama kendini." Burnumun üzerine bir öpücük kondurdu. Tepki vermediğimi görünce kaşları çatıldı, "Sen... İyi misin?" "İyiyim canım, biraz başım ağrıyor sadece." Alnıma bir öpücük kondurdu. "Ortalığı toparlamayı boşver, ben hallederim. İstersen ilaç iç, uyu biraz. Akşam huzursuzdun, uyuyamadın." "Rüya görmüştüm. O yüzden." "Anladım, çıkmam gerek bebeğim." Dudağıma minik bir öpücük kondurdu, "Başının ağrısı geçme

