43

1184 Words

İçimde kocaman bir çığlık büyümüştü. Ancak, sesimi çıkartamamıştım. Araf duyduğumu fark etmiş olacak ki, telefonu hemen kapattı. "Hayır." diye mırıldandım. "Güzelim, yanlış duydun. Bir şey yok." "Abim... Hayır." İçime derin bir nefes çektim. "Esila, bir şey olduğu yok. Kendine gel." Bedenime sımsıkı sarılmış kolları olmasa düşeceğime emindim. "Abim..." dedim tekrar. Ya o da giderse? Yalnız mı kalacaktım bu kocaman dünyada? Abim olmadan nasıl olurdu ki bu şehir? "Bebeğim, bir şey olmayacak. Bak bana..." Çenemi tuttu ve gözlerimi gözlerine sabitledi. Muhtemelen bir kaç saniye sonra düşecek olan gözyaşlarımdan dolayı, onu bulanık görüyordum, "Yemin ediyorum... Bir şey olmayacak. İnan bana." Sesi, kendisinin bile dediklerine inanmadığını gösterir gibi, kısık çıkıyordu. Yada ben öyle duy

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD