19

1617 Words

Duyduğum şeyle çatık kaşlarımı Can'a çevirdim. "Emin misin bundan?" "Neredeyse, evet. Baksana. Bizim bu vücut ölçülerinde bir düşmanımız mı var?" Emir, dediği gibi biraz zayıf biriydi. "Ne yapacağız?" "Sen ne istersen. İstersen ben ilgilenirim veya iyileşmeni bekleriz." dedi Can. "Beni bekle, zaten şu kaburgam bir iyileşsin, başka bir şeyim kalmıyor." "Kolun?" "O geçer ya, mühim bir şey değil." Kaza esnasında camlar patladığında büyük bir parça koluma saplanmıştı sanırım. "Sen bilirsin." dedi başını sallayarak. O esnada Esila elinde çayla içeri girdi. "Al şunu, elim yandı!" diye ciyakladı Can'a. "Tesekkur ederim." dedi Can gülerek. Esila baş parmağını usulca ağzına soktu. "Bakayım." dediğimde dudağını büzerek parmağını bana uzattı. Parmağına minik bir öpücük kondurduğumd

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD