YEKTA Sigaranın ucu karanlıkta kor gibi parladı, sonra söndü. Külünü silkeledim; mermerin üzerine düşen gri toz, içimdeki o tuhaf boşluğa benziyordu. Soğuk gece, malikanenin duvarlarına yaslanmıştı sanki. Benimkiler gibi; kalın, ağır, konuşmayan duvarlar. Yalnızlıkla aram iyidir normalde. Yalnızlık benim işim. Ben kalabalıkların içinde yalnız kalmayı, yalnızlığın içinde kalabalıklar kurmayı bilirim. Kontrol dediğin şey, insanı tek başına ayakta tutar. Hep öyle oldu. Ta ki… bu geceye kadar. Aşkım. Adını zihnimde döndürdüm. Sert bir taş gibi değil; daha çok bıçak sırtı. Kesiyor ama sessiz. Gidişini düşündüm. Bana rağmen. Sözlerime rağmen. Tehditlerime, suskunluklarıma rağmen. Gitmişti. Kapıyı çarpıp kaçan bir kız değildi; gözlerimin içine bakıp kararını almış bir kadındı. Bu fark… canı

