AŞKIM Başımı hiddetle sağa sola sallıyordum. Gözlerimden dökülen yaşlar sicim gibi süzülürken, topuk sesleri zemini döverek içeri giren Yekta’nın babaannesi odaya hükmünü çoktan vermiş bir celladın soğukluğuyla girdi. “Beni teslim etmeyeceksiniz, değil mi? Ben... ben hiçbir şey yapmadım...” dedim, nefesim kesik kesik çıkarken. Yekta’nın gözlerine baktım ama orada ne aşk vardı, ne şefkat, ne de merhamet... Sadece dipsiz, buz gibi bir kin. Boğazıma düğümlenen çaresizlikle başımı çevirip Ekin’e baktım. Hızla ona doğru ilerledim, ceketinden tutarak yalvardım: “Kimse inanmıyor mu? Kimse mi? Ben yapmadım, hayır!” Ekin’in eli bileklerime uzandı. Usulca ama kararlı bir şekilde kendini benden uzaklaştırırken, “Görüntüler yalan mı?” dedi. Dizlerimin bağı çözüldü. Olduğum yerde tökezledim ve d

