AŞKIM Yekta'nın elleri, tenimde bir sır gibi geziniyordu. Islak öpücükleri, karnımın her bir kıvrımına işliyor, nefesimi kontrol edemez hale getiriyordu. Avuçlarım çarşafa gömülü, parmak uçlarım kasılarak tutunuyordu ona... İniltilerim boğazımdan dökülürken, kasıklarıma çarpan nefesiyle bedenim ürperdi. Gözlerim yarı kapalıydı; hem görmek istiyor, hem de her şeyi hissetmek istiyordum. Bu odaya bir tuzak kurmaya gelmiştim aslında... Ama şimdi onun yatağında, çırılçıplak uzanıyordum. Bir açık yakalamak isterken, en savunmasız halimi yakaladı. Sıcak dudakları kasıklarımdan ayrılmıyor, dudaklarının arasında nefesimi taşıyordu adeta. Diliyle izler bırakıyordu üzerimde; ıslak ve yumuşak bir cehennemi vardı onun. Bacaklarım ona karşı koymayı çoktan bırakmıştı. "Ahh... Yekta!" Adını söylerk

