Uzun zamandır bir rüyanın içine düşmüşüm ve uyanamıyormuşum gibi hissediyordum. Gerçeklik algımı kaybetmiştim. Cihat’ın dudaklarının sıcaklığı hâlâ yerli yerindeydi. Yaşananlara o kadar inanamadığım noktadaydım ki Işıl’ın mutfağında tam karşısındaki sandalyede otururken gözlerimin tek odağı kapağı yarım açılmış siyah hediye kutusundaydı. Cihat ile olan öpüşmemizin ardından kaçarcasına odasından çıkmış, günün geri kalanını zihnime çöken sis bulutunun içinde tamamlamış ve şaşkınlıktan kendimi Işıl’ın evine atmıştım. Ona henüz hiçbir şey anlatmış değildim, o yüzden işaret parmağımla ahşap masanın köşesinde duran kutuyu gösterdim. Mimiklerime engel olamadığıma emindim. Gözlerim kısıldı, kaşlarım çatıldı. “Sence bu bir evlilik teklifi mi?” Işıl her zamanki gibi karşımda tek bacağını yu

