SATRANÇ

2561 Words

Bir ay sonra... O ay sessiz başladı. Konağın sessizliği değil bu; insanın içini dinlediği, adımlarını yavaşlattığı bir sessizlik. Bahoz ’la ikimiz, kimse fark etmeden kendi ritmimizi kurduk. Gündüzleri başka, geceleri başka çalışıyorduk. Gündüzleri görünürde sıradan bir evlilik akıyordu; geceleri ise gizli bir iyileşme. Sabahları erken kalkmayı Bahoz istedi. “Güne ben başlamak istiyorum.” dedi. Bu cümle bile başlı başına bir ilerlemeydi. Önceden gün onun üstüne düşerdi; şimdi o günün üstüne gidiyordu. Avluya çıkıyor, soğuk suyla yüzünü yıkıyor, sonra bana bakıp başını sallıyordu. Bu, “hazırım” demekti. İlk hafta, yarım kalan testlere geri dönmedik. Bilerek. Onun yerine masaya küçük oyunlar koydum. Eşleştirme, sıralama, dikkat. Çocuk oyunu gibi duran ama zihni zorlayan şeyler. Bahoz bunu

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD