Kapıyı açtığımda Tarık ’ın yüzünde her zamanki o sert ifade vardı ama gözleri doğrudan bana değil… içeriye kaydı. Hiçbir şey söylemeden yanımdan geçip odaya girdi. Hasan' ın olma ihtimali de onu geriyordu ama Hasan yoktu. Ben kapının önünde birkaç saniye öylece kaldım. Sanki nefes almayı unutmuş gibiydim. Sonra arkasından girdim. O ise… beni bekletir gibi önce beşiklerin başına gitti. Eğildi. Uzun uzun baktı. Sanki dünyada başka hiçbir şey yokmuş gibi. “Ne oldu?” diye sordum. Sesim düşündüğümden daha gergin çıktı. Cevap vermedi hemen. Birkaç saniye daha bebekleri izledi. Sonra doğruldu. “Niye acele ediyorsun?” dedi. Gözlerini bana çevirdi. “Bir yıl olacak neredeyse Bahoz ’dan ayrı geçirdiğin… şimdi mi acele ediyorsun?” Sözleri içime oturdu. Derin bir nefes aldım. Kendimi topa

