Dernek binasının koridorları her zamankinden daha sessizdi. Ama o sessizlik, huzur değil; yaklaşan bir fırtınanın habercisi gibiydi. Ela masasının başında evrakları inceliyor, projelere dair notlar alıyordu. Gözleri odaklıydı ama zihni yorgun. Barış’la yüzleşmesi, halasının sözleri, aile kırıkları… Hepsi hâlâ omzundaydı. Kapı hızlıca açıldı. Kapı eşiğinde Baran duruyordu. Üzerinde koyu lacivert bir kaban, elinde birkaç dosya. Bakışı dik, sesi netti: — *“Bu raporlardaki tarihler çakışıyor. Hangi sorumlu kim?”* Ela başını kaldırdı. Baran’ın yüzüne ilk kez bu kadar net baktı. Gözleri buz gibiydi, ama içlerinde yanmamış bir şey vardı. Henüz tanımlanamayan bir kıvılcım. Ela göz kırpmadan cevapladı: — *“O belgeleri sizinle paylaşmadım, raporu hazırlayan kişiyle konuşabilirsiniz.”

