Heyecanlı bir şekilde öğretmen masasına doğru yurudu. Conroy hiç bir kelime etmeden öylece masadaki kağıtlara bakmaya devam etti Cenkte durduğu yerde ayaktaydı ve ona bakıyor du.
Ama bu anlar öyle güzel diki onun için, Conroyun yüzüne bakmak ellerinin her ritmini takip etmek onda ayrı bir heyecan uyandırıyordu. Odada tek bir öğrenci kalmamıştı. Hatta liz bile yeni arkadaşıyla gitmişti. Ama Conroy hala sessizdi. Odada öyle bir ölüm sessizliği vardı ki dışarıdaki kuşların sesini bile duya biliyordu.
Sonunda Conroy belgeleri bırakıp Cenk'e bi bakış atti. Cenk ona ürkek ceylan gibi baktı. Conroyun kurt bakışları adeta küçük ceylanın vücudunu delip geçti. Cenk hızlı ve ritimsiz nefes almaya başladı.
"Böyle nefes almaya devam edersen akciğerlerin pes eder. Bu kaybı göze almak akıllı bir karar değil. Sen alsanda ben alamam o yuzden sakin olmalısın burada insan kesmiyoruz" dedi buz gibi mavi gözlerini onun kum fırtınası çıkmış kahvelerine dikerek
Sonunda Conroyun arf kadar sakin ve güzel sesi sessizliği bozdu.
"Neden burdasın biliyormusun, bay Soydan"
Aklını toparlamaya çalışan Cenk telaşlı ses tonuyla cevap verdi
"Evet efendim."
"Peki neden?!"
"Dersi kaytardim ve sizi hayal kırıklığına uğrattım"
"Hadi ama daha geniş düşüne bilirsin. Sence o kadar kolay hayal kırıklığı yaşayan birinemi benziyorum. Ben hayal kırıklığı yaşamam için benimle yıllarca çalışman ve büyük emek harcamana rağmen sonradan pes edip kendini 4 duvarın arasına sokman lazim"
"P-peki neden?"
"Bende bunu bilmek istiyorum" -oturduğu yerden kalktı masanin etrafında dolaşıp Cekin önünde durdu.
Yukarıdan aşağı bakıyordu. Cenk arkaya bir adım attı ve yer kalmadığını çalışma masasina çarpınca farketti. Derince yutkundu çoktan masa ve Conroyun arasında sıkışıp kaldığını hissetti yüzu alev alev yanmaya yanaklari ise kızarmaya başladı. Yana doğru adım atacaktı ki, conroy Cenki kollariyla çevreledi. Artık kaçacak yer yoktu.
"Ellerin"
"N-ne" dedi nefessiz kalarak
"Ellerin ona bakmak istiyorum" dedi âdeta fısıldayarak
"Nasil yani neden"
Artik fısıldayarak konuşuyorlardi. Öğretmen kulağına kadar eğildi
"Sabah onlarin sargı beziyle bağlı olduğunu gördüm ve sen cumartesi derse gelmedin. Neden bilmiyorum ve ben endişelendim seni aradım ulaşamayınca panikledim şoförün numarası yoktu. Seni nerede arayacağım hakkında en ufak fikrim yoktu çaresiz kaldim ve ne yapacağımı bilemedim. Evime geldin kendimi rahatlamış hissettim. En azından iyi olduğunu öğrendim attığın o mesaj ise tekrardan endişelenmeme sebep oldu. Ders için heyecanla gelen birisi bir kadın için her şeyi silip atması garip geldi. Sabah ise sen o kadar rahat bir şekilde kapıdan girişini görünce rahatladım ama elini görünce yine o tuhaf hisler geri döndü. Kiz arkadaşını yanında ise ne olduğunu sormaya cüret edemedim. Her şeyi açıkladım mutlumusun?Şimdi ise dediğimi yap ve elini göster"
"Tabi efendim"
"Kimse yokken bana conroy diye bilirsin"
Öğretmen Cenkin elini dikkatlice inceledi ne olduğunu sormadi bile. Sonra odada her zaman bulunan ilk yardim kitindan yeni sargı bezi bir çeşit merhem ve makas aldı çok büyük özenle yanan yaraya merhem sürdü. Cenk acıdan yüzünü buruşturdu. Conroy hafif üfleyerek sürmeye devam etti. Cenk ise bu anin tadını çıkarıyor du. Hic bitmesin isteyen anın keyfini sürüyordu. işlem bitince tekrardan kollarını Cenk kaçmaması için masanin kenarlarına koydu
"Tamam şimdi seni dinliyorum"
"Tam olarak neyi"
"Dun neler oldu bu yara neyin nesi ve hanımefendi Elizabeth"
"Dediğim gibi liz benim sadece arkadaşım yani şey biriyle çıkmak için tercihlerim Liz değil kesinlikle ve şey yanı ben... neyse... biz sadece çocuklar için yardım kampanyası düzenledik bunun provasını yaptık. Hatta yeni bir müzik besteledim ve parkta harika performans gösterdik. Yardımıda gerekli kurumlara götürdük. hatta sana onu gösterecektik bugün. Liz bir gun öncesinde bizde yatıya kaldı stefan ve Amelia geç kalinca biz kendimiz sabah kahvaltısı hazırlamak istedik ama pek başarılı olamadık ve ben yandım ve aramızda kesinlikle bişey yok dediğim gibi tercihlerim farkli eskiden bundan utanıyor çekiniyordum ama madem her şeyi söylüyoruz ben erkekleri tercih ederim yani şey ben eşcinselim açıklayacak bişey yok bunda bence demek iste...."
Cenki o dakikaya kadar dikkatlice dinleyen Conroy sözünü hafif bir öpücükle kesti bu öpücük çok ısrarcı değildi her an reddedile bilir olduğu için sadece deneme gibi bir şey di.
Cesurce değil ısrarcı değil ama şefkat dolu sevgi dolu hayranlik dolu Cenkin dudaklarini inceler gibi bir öpücük vardı. Öncelikle neye uğradığını şaşırdı ama hemen anladı bu onu istediği ve beklediği şeydi.
Bu an ona aitti. Bu onundu. Ve Cenkda hemen ona karşılık verdi.
İkisi bir öpücük ile birleştiler artık yakınlaşma daha davetkar şehvetli tutku dolu hale geldi. Her şey değişmişti. Conroy Cenki iyice kendine çekti çenesini elleriyle tuttu. O da yarali ellerini öğretmeninin altin sarisi saçlarına daldirdi. Cenk Conroyun belinden sıkıca tuttu ve kendine çekti. Artık bir bütün halinde hareket ettiler hafif iniltiler bile odada yanki yapıyordu. Bos koridorda birinin sesi duyuldu
"Cenk nereye kayboldun arkamızdan geliyor du bir anda kayboldu."
"Belki sinifa geri dönmüştür gidip bakalım"
Sesleri duyunca ikiside istemsizce durdu. Conroy yerine geri döndü Cenkde daha iki dakika önce tutkuyla birleşme olmamış gibi kapıdan çıktı.
"Hey naber ahbap kayboldun merak ettik"
"Bir şeyimi unutmuşum..."kelimeyi bitirmeden sessizleşti ve çıkışa doğru yurudu.
"Cenk biz damonla yakınlardaki kafeya gidicaz belki.."
"Size iyi eğlenceler sonra görüşürüz"
Bu sert cevabi lizi korkuttu. Arkadaşlarını arkasında bırakıp onu bekleyen şoföre doğru yurudu. Stefanin selamina karşılık bile vermeden arabaya oturdu. Ne kadar çabalarsa da Cenkin ağzını bıçak açmıyor. Sessizdi. Bugün olanlari düşünüyor. Sonra ne olacağı konusunda endişeliydi. Eve gitti duşa girdi. Sicak buharlar yine onu o renkli anilara götürdü. Duştan sonra aşağı indi gözleri endişeyle dolu Amelia ve Stefan onu bekliyorlardi.
"Nasılsın dostum bir sorunmu var?"
"Her sey yolunda" ses tonlaması öyle sertti ki konusmak istemediğini açıkça belli ediyordu
Kafasini dağıtmaya çalıştılar. Ama Cenk hala sessizdi. Sürekli telefona bakıyor ve Conroydan mesaj bekliyordu. Belki bu bir hataydı. Sadece anı bir hareketti. Kafasi karışan çocuk yemek bile yemedi.
Amelia ve stefanin erkenden gitmesini rica etti. Evde tek kaldı. Sürekli bugün olanlari düşünüyor uyuyamıyordu ve bir bip sesi onu bu tum hayallerden kurtardi...
Bir bip sesi ve heyecan fırtınası koptu.
Telefonun ekranında ki mesaja bakmak için o kadar acele ettiki, neredeyse yere düşürecekti.
(Merhaba Cenk bugün hiç iyi değildin. Bir sorunmu var. Hep perişan haldeydin. Aramız hala iyi değil mi?Sabah Damonla beni görünce inanilmaz sinirliydin Yoksa bu yüzden benden vazgeçtinmi arkadaşlığımızı bitirmek mi istiyorsun? Senin için endişeliyim ve kararına saygı duyarım ama sessizce kaybolma. Benimle paylaş)
Mesaj beklediği kişiden değildi Lizdandi bir nevi hayal kırıklığına uğradı. Ama mesaja yanıt vermezse Liz ondan vazgeçtiğini düşünecekti. İyi bir arkadaşını kaybetmek istemeyen cenk yanıt verdi.
(Dinle Liz sorunlarimla senin alakan yok sadece bazı şeyler beni düşündürüyor. Biz hala en yakın arkadaşız sadece bir şeyleri çözmek için zamana ihtiyaç duydum. İyi geceler bebeğim yarın okulda görüşürüz)
Liz bebeğim kelimesini okuyunca sevinçten zıpladı.
Cenk düşünceleriyle yatak odasına çıktı ve pencerenin yanındaki kanepeye uzandı. Gece gökyüzüne bakıp derin düşüncelerle uykuya daldı.
Telefonun titreşiminden uyandı. Bir mesaj gelmişti.
(Elin nasıl oldu. Hala ağrı varmi?)
Mesaj conroydandi. Cenkin kalbi göğsünde çarpmaya başladı. O kadar hızlı nefes aldıki az daha boğulacakti
(Evet daha iyi oldu teşekkür ederim)
(İlginç hala uyumamış sin! Neden bir yerinmi ağrıyor)
(Şey uykum yok)
(Ne tesadüf benimde)
(Neden sağlığınız yerindemi?)
(Tabi iyiyim sadece bilmiyorum uyuyamadım ve senden haber almak istedim)
(Teşekkür ederim)
(Ne için?)
(Her şey icin...)
(Hm rica ederim. Uyumayı denesen iyi olur. Okul uyku sersemi öğrencileri sevmez ayrıca akşam katı bir program seni bekliyor olacak. Tabiki hanımefendi Liz ile programi ihmal etmezsen)
(Bunu bir daha yapmam emin ola bilirsin)
(İyi geceler)
(İyi geceler)
Artik huzura kavuşan Cenk yatağa geçti ve rahat uykuya daldı. Emindi bu anlık bir hata değildi. Conroyda ona karşı ilgi duyuyordu.
Az da olsa o kadar rahat ve güzel uyuduki. Bu uyku ona her zaman yeterdi.