"anne evi"

1172 Words

Xezrawî Konağı'nın taş avlusunda serinlik hâlâ kalmıştı. Sabah kahvaltısı çoktan bitmiş, ama avlunun bir köşesinde Lêvîn ve Hêvîn’in neşesi hiç bitmemişti. Hêvîn, büyükçe bir minderin üstünde uzanmış, ellerini gökyüzüne doğru açmış: > “Düşünsene abla… Hala oluyorum! Ay hâlâ inanamıyorum, hâlâ!” Lêvîn, kahvesinden bir yudum aldı. Başını sallayarak: > “Ben sana en başında demiştim. Solîn’in gözlerinde bir haller vardı.” > “Abla Allah aşkına... Herkeste bir hâl var diyorsun zaten!” İkisi birden gülüştü. Bu gülüş, bir anda konağın kapısına kadar yayıldı. Kapı açıldı. İçeri giren iki silüet güneş ışığında beliriverdi. Azad ve Selman. Üzerlerinde sade gömlekler, ellerinde paketler… Ama yüzlerinde içten bir heyecan, gözlerinde hafif bir tedirginlik vardı. Hêvîn

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD