"töre'ye mahkûm"

1076 Words

Gecenin sonu, sabahın başlangıcıydı. Ama Rûbar için ikisinin de anlamı yoktu artık. Gözleri hiç kapanmamıştı. Yastığına değil, kalbine gömülmüştü gece boyunca. Gün daha doğmadan, kimse uyanmadan, sessizce kapıdan çıktı. Yol belliydi. Adımları onu düşünmeden o tepeye götürdü. Solîn’le geldikleri, birbirlerinin gözlerine ilk kez korkusuzca baktıkları o tepeye... Günebakan Tepesi. Ama o sabah, ne güneş bakıyordu onlara, ne umut... Tepeye vardığında rüzgar inceden esiyordu. Ama rüzgar onun içinden geçen acının yanında bir fısıltıydı sadece. Elleri cebinde, gözleri yerdeydi. Ama ruhu o gün, o bakışta takılı kalmıştı. Ayaklarının altındaki toprağa diz çöktü. Avuçlarını yere bastı. Ve o toprağa, ilk kez sesiyle değil, gözyaşıyla konuştu. > “Hatırlıyor musun Solîn… Bura

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD