"sen susma"

1171 Words

Gece. Konağın duvarlarında yankı yoktu. Herkes çekilmişti odalarına. Ama bir odanın ışığı hâlâ yanıyordu… Zîna Hanım, pencere kenarındaki sandalyede oturuyordu. Elinde eski, yıpranmış bir tespih, ama dudaklarında dua yoktu. Yıllardır susmuş, bugün daha fazla susamayacak kadar yorgundu. Kapı hafifçe aralandı. Rûbar içeri girdi. Yüzü yorgundu. Gözlerinde içki yoktu ama sanki meyhaneden değil, mezardan çıkmış gibiydi. Bir an annesine bakamadı. Ama sonra, kelimesiz bir oturuşla tam karşısına geçti. Zîna gözlerini oğlunun ellerine dikti. > “Titriyor ellerin, Rûbar…” “Ama ben bu titremeyi yıllar önce kendi ellerimde gördüm.” Rûbar başını kaldırmadı. Sadece bir yutkunma… Bir boğaza saplanan suskunluk… Zîna ayağa kalktı. Yavaşça yürüdü, önce pencereyi kapattı. Sonra

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD