3.Karanlık Bakışların Sahibi

1157 Words
"Bırak beni yalvarırım!Babamı... babamı öldürdünüz.Ne istiyorsunuz bizden!? " Karanlık bakışlı adam umursamazca bana baktı. "Sana diyorum!" Dedim avazım çıkmış gibi bağırarak. Araba karanlık yollarda ilerlerken ben bilinmezliğe sürüklenen varlığımla çaresizce ağlıyordum.Ne istiyordu bu adam benden?Param yoktu benim. "Bağırma başım ağrıyor." Şaşkınlıkla ona baktım. Gerçekten mi? Az önce babamı öldürüp beni alıkoymuşlardı ama o başının ağrıdığını söylüyordu.Yanağıma düşen yaşı silip konuştum. "Benim param yok.Yemin ederim!Ne istiyorsunuz bilmiyorum!Sizi tanımıyorum bile!" "Baban seni bana,zararımın karşılığı olarak verdi.Şimdi kes sesini ve uslu otur." Kalbimde ki ağrı ile sessiz kaldım.Babam bunu da yapmıştı en sonunda yani.Beni bu katillere bedel olarak vermişti. Benimle ne yapacaklardı bilmiyordum ve bu bilinmezlik beni bir ateş çukuruna atıyordu. Kapının kenarına sinip ayaklarımı kendime çektim ve alnımı dizlerime yaslayıp ağlamaya devam ettim. Hayatımın en boktan günlerinin geçtiğini düşünmüştüm değil mi?. Çok yanılmışım. Bu hayatımın en berbat ve en kötü günü olarak takvimime kazınmıştı. Tabi bundan sonra yaşayacak günlerim varsa bu takvime daha da kötüleri eklenebilirdi. Yaşama sıkı sıkı sarılan biri değildim ama yine de ölmek tüylerimi ürperten bir ihtimaldi. *** Araba büyük bir siteyi geçip tek katlı büyük bir malikânenin önünde durdu.Aracın benim tarafımda ki kapısı açılınca adamlar beni çekerek arabadan çıkardılar. "Bırak!Dokunmayın bana!" Bugün üzerime değen her el ile ağlayışım artıyordu.Üzerimde hala o iğrenç patronumun izlerini taşıyordum.Ama adamlar beni dinlemek yerine beni evin giriş kapısına sürüklediler. "Bırak!Polise şikayet edeceğim sizi!Bunun hesabını vereceksiniz!Katiller!" Beni büyük mermerden merdivenlerden geçirerek evin büyük kapısından içeri soktular.Ayaklarımı yere sürtmeye çalışıyordum ama parlak mermer buna olanak sağlamıyordu. Saçlarım görüş açımı kapatmış ben çıldormış gibi bağırıp çırpınırken salona benzeyen devasa bir yere geldiğimizi gördüm. Karanlık bakışların sahibi yavaşça içeri girip oldukça lüks görünen koltuğa oturdu. "Ne istiyorsun benden ne!Bırak gideyim!" Ağlayarak kurduğum cümleden sonra adam bana bakmadan yanımda ki korumalara baş işareti ile kapıyı göstermişti. Adamlar evden çıktığın da koca yerde tek kalmıştık.Titreyen bir bedenle ayakta ona bakıyordum.Ayağa kalkıp bana doğru geldi. Attığı her adımda büyük cüssesi gözümü daha da korkutuyor beni daha savunmasız kılıyordu ona karşı. Tam karşımda durup konuştu. "Çok konuşuyorsun.İşe o dilini törpülemekle başlayacağız." "Ne-ne diyorsun sen ya...Bırak beni, param yok bir şeyim yok!" "Doğru.Paran yok. " Dedi. Bir umut beni bırakır diye yüzüne baktım.Ama sonrasında söylediği şey ile beynimden vurulmuşa döndüm. "Ama bedenin var." Donakalmış bir şekilde ona baktım. Bedenimi mi satacaktı? "Be-beni satacak mısın?" Dedim zerre kadar vicdanı olmadığını bilerek.Adını bile bilmediğim canavar tek kaşını yukarı kaldırarak cıkladı. "Satmayacağım.Çünkü zaten seni kendime aldım." Her kelimesi beni on ikiden vuran ok gibi acıtıyor, benliğimi ayaklar altına alıyordu. Öfkeyle sıktığım çenemi aralayarak titreyen bir ses tonu ile konuştum. "Yapa.. mazsın.Ben.. ben senin satın alacağın bir eşya değilim!" Kırılan gururum can çekişiyordu.Bedenimin bu konuşmalara malzeme olması beni öfkelendiriyordu. Kafası bana doğru yaklaştığında geriye gitmeye çalıştım ama elini ince koluma atarak beni sertçe kendine çekmişti. "Sen halâ farkında değilsin galiba ama seni aldım.Baban seni bana verdi.Bir mâl gibi." Her cümlesinin sonuna eklediği vurgular beni korkudan titretiyordu. Kolumu ondan kurtarmaya çalışıp titreyen çenemi zap etmeye çalıştım.Dolan gözlerim akmasın diye gözümü kırpmıyordum. Bira kaç saniyelik bakıştan sonra kolumu iterek beni yere düşürdüğün de ağlamamaya çalıştım ama bu çok zordu.Eğdiğim yüzümden akan sessiz yaşlar yere yasladığım elime damlıyordu.Gelen adım sesleri ile onun uzaklaştığını anladım. Az sonra evin içinde yankılanan sesi ile bilincimi daha fazla açık tutamadım ve düştüğüm yere doğru yığıldım. "Bundan sonra buradasın!Uslu olmaya alış!" *** Acıyan gözlerimi açtığım da kendimi başka bir odada,yatakta buldum.Gözlerim acıyla etrafımda dolaştığında camdan gördüğüm karanlık hava ile şaşırmıştım.Ya sadece birkaç saat baygın kalmıştım yada ertesi gün akşam olmuştu.Ait olmadığım bu yer ve yataktan hızla ayrılıp kapıyı aradım.Kocaman oda evimin iki katıydı neredeyse. Komodinin üstünde gördüğüm tepsi ve içinde ki yemeklerle kaşlarım öfke ile çatıldı.Bir de yemek getirmişlerdi yani. Sağımda kalan kapıya ilerleyip açtım ve odadan dışarı attım kendimi.Üstümde hala yırtık tişörtümün üstüne giydiğim hırka ve siyah pantolonlaydım. Kocaman evde o karanlık bakışlı katilin nerede olduğunu bulmaya çalıştım.Az sonra gördüğüm merdivenlerle doğru hızlı adımlarla yürüdüm.Koridor demeye utanılan kocaman alan parlak ışıkların süslediği şık bir alandı. İki taraflı dönen merdivenleri inip ilk getirildiğim salonu aradım.Ama sanki ev terkedilmiş gibi sessiz ve ürperticiydi. Neyse ki bulduğum salonla keskin bir nefes alıp oraya girdim. Gördüğüm manzara ile ağzım aralandı ve olduğum yerde donakaldım. Beni kaçıran ve büyük ihtimal ile buranın sahibi olan ürkütücü adam ve yanında iki tane kadınla oldukça samimi bir şekilde oturuyordu.Samimiyet derken gerçek bir samimiyet...Yani birinin dudaklarını sömürürken eli diğer kadının kalçasında geziniyordu. Midem gördüğüm görüntü karşısında bulandı.Hızla geriye kaçacağım sırada beni gördü.Kadını eliyle itip beni tamamı ile görüş açısına aldı. "Bize katılmak ister misin küçük kız?" Alayla sorduğu sorusu ile kaşlarımı çattım.Böyle bir şey duymak beynime öfke sinyallerini gönderdi.Elimde olsa onu tam da şu anda gebertirdim. "Bu kim Karan'cığım?" Dedi esmer kadın bana alayla bakarken.Keyiflerini kaçırdığım için yüzünde memnuniyetsizlik vardı. Karan. Demek bu iğrenç adamın adı Karan'dı. Diğer kadının sesi ile bakışlarımı onun koyu gözlerinden çektim.Midemi bulandırıyordu. "Yoksa yeni oyuncağın mı?" Dedi yalancı bir kırışmışlıkla.Üzerinde ki deri elbise yukarı sıyrılmış, çamaşırı görünüyordu ama o bunu umursamıyor gibi görünüyordu. Burada olmak cehennem gibiydi.Gitmek istiyordum.Sokaklarda bile kalsam razıydım.Gözlerim dolarken buradan kurtulmak için dua ettim içimden. Karan denen psikopatın gözleri ben de iken elini kadının kalçasında gezdirip dudağını ıslattı. "Benim güzel oyuncağım..." Dişlerimi sıkarak tısladım. "Senin hiçbir şeyin değilim!Ben evime gidiyorum!" Dedim onlara sırtımı dönerken.Dış kapıyı arayan adımlarım hızlı ve aceleciydi. Gördüğüm beyaz, büyük kapı ile koştum ve elimi kapının koluna attım ama beni hızla tutup kapıya yaslayan adamla çığlık attım. "Bırak!" "Buradan öyle kolay çıkabileceğinimi sanıyorsun sen?" Dedi ve yüzünü yüzüme yaklaştırdı.Nefesinden gelen içki kokusu ile miden daha da bulandı.Yanağıma akan yaşlar görüş açımı bulanıklaştırıyordu ama ben ondan kurtulmak için çırpınmayı bırakmadım. Ellerimi sertçe tutup kafamın üzerinde birleştirdi.Canım yanıyordu ama bana bu kadar yakın olması kadar değil. "Bırak beni!" "Teslim olmayı öğreneceksin küçük kız!Bu kadar asi olmamayı öğreteceğim sana." Kafamı yukarı kaldırıp bana bir katilin ifadesiz gözleri gibi bakan adama baktım. "Bana bak!Ben senin orospularına benzemem!Uzaklaş dedim!!" Burnundan verdiği alaylı ve keskin nefesiyle bana baktı.Sözlerimi takmıyordu hatta beni dinlediğinden bile emin değildim şu anda.Çünkü daha da dibime girmiş, burnu burnuma değecek kadar yakınlaşmıştı bana. "Algı problemin mi var senin!?Sana diyorum!Çekil dibimden!" Nefesim yüzüne dökülürken gözleri kararmıştı. "Onu anladım." Çatık kaşlarım söylediği şeyle daha da çatıldı.Yüzüm anlamazca buruştuğunda dudaklarım aralandı. "Ne?" Gözleri aralık dudaklarıma kaydığında yutkunarak onu tekrar itmeye çalıştım.Bir duvarı itiyormuşum gibi hareketsiz bedenine öfke ile baktığımda boğuk sesi kulaklarıma doldu. "O orospulardan olmadığını anladım diyorum güzelim.Çünkü sen sadece benim orospum olacaksın." Şokla gözlerine baktığımda söylediği iğrenç sözleri midemi alt üst etti.Elimi ondan kurtarıp yanağına hızla indireceğim sırada kolumu havada yakalayıp beni yasladığı duvara yapıştırdı. "Bir daha sakın buna cürret etme.Sonuçları canını yakar!" Göğsüm hissettiğim öfke ve ağlama hissi ile hızla inip kalkarken Karan denen mafya bozuntusu gözlerinde ki şeytani parıltılarla beni izliyordu.Bu halimin ona haz verdiğini gördüğümde dolacak olan gözlerimi zorlukla durdurdum.Yüzü bir şeytana ait olamayacak kadar güzeldi.Bozuk ruhu dışına yansımamıştı anlaşılan.Kirli sakalın süslediği kemikli çenesi, hafif kemerli bir burnu ve ifadesine sertlik katan çatık kaşlarının birinde olan façası ile hem bir psikopat hem de normal olamayacak kadar yakışıklıydı. Kafamın üzerinde birleştirdiği bileklerimin acısını görmezden gelmeye çalışarak yüzünün dibinde ki yüzüne bakarak dişlerimin arasından tısladım. "Seni öldüreceğim!Sonucu ne olursa olsun!"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD