Ertesi gün, kapı yine aynı saatte çaldı. Fatma Hanım, çarşafının ucunu titizlikle düzelterek misafiri içeri buyur etti. Kadının yüzü, siyaha yakın koyu bir örtünün gerisinde kalıyordu; örtü, alışıldık başörtülerine benzemiyor, çeneden göğse doğru kat kat sarkıyordu. Omuzlarından aşağı dökülen, kolları fazla uzun, geniş bir giysi vardı üzerinde. Ayakkabıları bile görünmüyordu. Fatma Hanım ve annesi aynı anda söyledi: "Hazret geldi." Lale bu kelimenin evin içinde nasıl bu kadar çabuk yer ettiğine şaştı. Sanki bir süredir burada yaşıyor, eşyanın dizilişine bile söz söylüyormuş gibi. Kadın oturdu; kumanda eline geçti, ekrandaki ses biraz daha açıldı. Annesi mutfaktan çay getirirken, Lale kapı eşiğinden içeri süzüldü. "Hazret, hoş geldiniz." Kadın başını hafifçe salladı, sesi alçak ve tok g

