4.İtiraf

1656 Words
"CEMRE BENİM KIZIM!!!" Halamın dedikleriyle neye uğradığımı şaşırmıştım. Bu nasıl olabilirdi ki? Ben eğer halamın kızıysam o çekdiğim onca şeye nasıl sessiz kalabilmişlerdi? Neden müdahale etmemiş benim bu kadar ezilmeme göz yummuşlardı? Aklıma gelen tüm sorularla kafamın içinde cebelleşirken nefesimin kesildiğini hissedip elimle boğazımı çekiştirdim. Kulaklarımın uğuldamasıyla gözlerimin kaymasıydı hissettiğim sonrası yoktu. Sonrası yine o güzel çiçek bahçesiydi. Ben burada kalsaydım ya burada kimse bana ulaşamıyor ve huzursuz da olmuyordum. Tüm bu düşüncelerimiz ışığında karşımda Aruna'yı görünce şaşırmış ve sevinmiştim. O beni rahatlatıyordu onunlayken nedense huzurlu ve mutlu olduğumu hissediyordum. Gülümsemesindeki huzura takılmıştı gözlerim. "Seni özledim Cemre." demiş yüreğimi oynatmıştı. Kalbim hızlı hızlı çarpmıştı . "Şey sen hep burada mı yaşıyorsun?" "Yok ben senin olduğun her yerde yaşarım yaşıyorum." Bu ne demekti ki? "O nasıl oluyor Aruna?" "Ben sen neredeysen orada olurum ve olacağım. Hep seni koruyacak ve sonsuza dek seni seveceğim." Neler diyordu böyle? Sevmek falan şaşırmış utanmıştım . Aruna Cemre yaşadıkları ve duyduklarını hazmedememiş ve bayılmıştı yine. Onu rahatlatmak için hemen rüyalarına girip teselli etmeye çalıştım başardım da ama asıl sorun annesi ve babası sandığı kişileri ortadan kaldırmak istememdi ve yapacaktım. Benim sevdiğim kadınımı böylesi ezip üzemezlerdi. Ben zaman zaman onların aklını alıyordum. Demek ki yaptıklarım az kalmıştı. Bundan böyle benden korkmaları gerek çünkü hiçte yumuşak olmayacağım. Babası kucaklayıp sedire yatırdı ve annesi de kolonya sürdü. Uyanmasını istemediğim için Cemreyi rüya aleminin en derinine sürükledim. Ve onunla vakit geçirdim. O dışarıdaki seslere kapamıştı tüm algılarını bu benim de işime geliyordu. Şimdilik sadece rüyalarında beni görüyordu. Gün gelecek gerçekte de dokunacak ve sevdiğim kadınıma sahip olacaktım. Mahmut Aynur Yıllar önce geçirdiğim hastalık beni kısır yapmış eksik bırakmıştı. Bunu bilmeyerek aşık olduğumu düşünerek 16 yaşında Aynur'u kaçırınca aklım başıma gelmişti. Annem "o olmaz o sülaleden olmaz" demişti ama ben dinlememiştim. Evliliğimiz 1 yılı geçince Aynur bebek istemiş korunmadığımız halde bebeğimiz olmamıştı.Doktor bana olan biteni anlatınca Aynur'un "Sen kısırsın bana bir çocuk bile veremiyorsun erkek değilsin" demesiyle yaptığım hatayı anlamış ama iş işten geçmişti. Geri dönüşü olmayan yola girmiştim. Annemle durumu konuşup evlat edineceğimi söyledim. Annem kız kardeşimin hamile olduğunu ve eşiyle konuşup onların bebeğini almamı söylemişti ama böyle bir şey nasıl olabilirdi? Kardeşimin bir oğlu vardı tekrar hamile kalmıştı eniştem iyi biriydi beni de biliyordu. Bana asla çocuğunu vermezdi. Hoş ben olsam bende bana evladımı emanet etmezdim. Alkoliktim sorumsuzdum serserinin tekiydim. Hoş Aynur da bana hiç yardımcı olmuyordu her fırsatta beni eziyor aşağılıyordu. Boşanmak istesem" herkese anlatacağım kısır olduğunu Cemrenin de senin kızın olmadığını söyleyeceğim" der beni durdururdu. Zaten bu yüzdendi ya durmadan alkol alıp beynimi susturmam. Yoksa ya kendimi vuracaktım yada Aynur'u.Benim çocuğum olmadığı için kız kardeşimin ikizlerinin birini benim kızım gibi alacak ve kocasına söylemeden bizde bebek sahibi olacaktık. O an doğru gibi gelen düşüncelerim yıllar içinde nasıl yanlış ve hem kardeşime hemde kızına haksızlık olduğunu görmemi sağlamıştı. İşin kötüsü müdahale de edemiyordum. Biz kaçarak evlenmiştik ama ailesi ne olduysa Aynur'a sahip çıkmıştı. Karım bundan güç alıp beni hep ailesiyle tehdit etmiş önümü kesmişti. Belalı ağabeyiyle papaz olmamak için sessiz kalıyor hıncımı alkolden alıyordum. Zaman çok yavaş ve acımasız geçiyordu. Kız kardeşime benzeyen Cemreyi gördüğümde içim parçalanıyordu. Aynur hem çocuğu kabullenmiş hemde her fırsatta ezip hırpalamıştı. Zavallı Cemre karımın korkusundan kimseye bir şey diyemezdi. Annem ve kardeşim olayları anlasalar bile eniştemden dolayı ses çıkaramamışlardı. Ta ki eniştem bu gerçeği öğrenip trafik kazası geçirince kardeşim Cemreyi almakla tehdit etmeye başlamıştı. Aynur'la kavga edip aramız bozulmuştu. Aynur zaten ailemle görüşmemi istemiyordu buda bahanesi olmuş iyice bağlarımızı koparmıştık. Anca bayramdan bayrama giderdik. Annem arada arar yanına gitmemi isterdi ama yapamadığım evlatlık için utanır gidemezdim. Kardeşimin halini görmek içimi parçalıyordu karşısında yüzsüz gibi durup olanı biteni anlatmak istemez ve en iyisi uzak durmak diye düşünürdüm. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmez ama ben hep uzak durmaya çabalıyordum. Aynur en son Aşağıyıkıktan gelen görücülerle resmen ağzı sulanmış sanki insanlar tüm mal varlığını Aynur'a verecekler gibi illa Cemreyi vereceğini söylemiş ve benim de destek olmamı istemişti. Aslında tehdit etmişti kız kardeşinin oğlu vardı berduşun tekiydi onun Cemreyi sevdiğini ve kaçıracağını söyler beni korkutturdu. Hatta bir keresinde "Sen beni kaçırdın Cemre de az kaldı 16 olacak o zaman Kerimi durduramam haberin olsun" demişti ve ben resmen korkmuştum. Cemreye bu kötülüğü yapmazdı değil mi? İşte o zaman kendimi asla affetmezdim. Yıllar içinde anlamıştım ki aileniz size bir şey diyorsa sizin göremediğiniz bir şeyi muhakkak görüp biliyorlardı. Gençliğin verdiği o duyguyla dinlemiyordunuz ama dinlemeniz gerekiyordu. Bunu bizzat yaşayıp çok acı şekilde öğrenmiştim. Annem ve kardeşim haklı olarak Cemreyi 10 yaş büyük birine vermek istemiyorlardı. Bende istemiyordum ki ben okusun işi gücü olsun hatta bu lanet köyden gitsin hayatını kurtarsın istiyordum ama bunu dillendirmek mümkün değildi. Aynur bu düşüncelerimi bilse beni mahvederdi. Cemre duyduklarının ağırlığını taşıyamamış ve bayılmıştı. Bu aralar ne çok bayılıyordu canım yegenim kıyamıyordum da. "Cemre cemre uyan kızımm." diyerek yanaklarına vuruyordum canını acıtmaktan korkarak. Nasıl üzüldüyse ölü gibi yatıyor ödümü koparıyordu. Ona bir şey olursa bunun vicdan yüküyle yaşayamazdım. Aynur panik olmuş halde hemen masadaki kolonyayı alıp eline sürdü ve Cemrenin burnuna tuttu. Hala tepki vermeyince sarsmaya başladı. Kardeşim şokla olduğu yerde kalmış gözlerinden yaşlar akıyordu. Annem olduğu yerde hareket edemiyor "Cemre Cemre "diye bağırıyordu. Halimiz tam bir rezillik faciaydı. Resmen gencecik bir kızın hayatını mahvetmiştik. En büyük payda karımla benimdi. "Cemre kalk Cemree." "Aynur yeter bağırma artık sus sessiz ol çocuk korkusundan da ayılamayacak yeter artık." "Ne diyorsun sen be ? " "Artık bir dur sus diyorum Aynur." "Bana bak Mahmut sinirimi oynatma ayılt şu kızı ." "Aynur sen nasıl konuşuyorsun kocanla?" "Nasıl konuşuyor muşum?" "Hadsizz kendine gel " "Ben kendimdeyim asıl siz kendinize gelin. " "Aynur tamam sus artık." "Ne sussucam be ben size yıllar öncesi ne dedim? Çocuk esirgemeye gidelim oradan evlat edinelim dedim. Siz ne yaptınız kendi kanımızdan olmazsa sevip saramayız dediniz. Sonuç peki? Ben diyeyim sen kocandan oldun sen sinirden sağlığından bizse birbirimize olan sevgimizden saygımızdan." neler diyordu böyle tüm bunlar doğruysa bile olanlar böyle değildi ki. "Aynur sen nasıl bir insansın kızım?" zavallı annem Aynur'un gerçek yüzünü görmemişti ama belli ki bugün o gündü. "Nasılmışım pardon?" "Ben size mutluluk getirsin diye öyle demiştim. Bilseydim için bu kadar kötü asla canımın canını size emanet etmezdim." "Bana bakın sen kızım kızım diye ağlama boşuna kocana yalan söyleyen sen değil misin?" "Evet ama.." "Ne eveti be kocana ikiz bebeklerini tek dedin 9 ay boyunca sonra da doğumda bana verdin gizlice. Sen neyin esinden bahsediyorsun?" Haklıydı. Annem "Elalemin çocuğunun sütünü neyini bilmeyiz kendimizden olsun " demiş ve kardeşimin hamile kalışı ve ikizlerini duyunca sanki iyi bir şey gibi eniştemden saklamıştık. Doğumdaki doktor ve ebeye dünya kadar para verip tek çocuk gibi göstertip diğerini biz almıştık. Bir nevi hırsızlıktı yaptığımız. Zavallı adam 5 yıl sonra tesadüfen öğrendiğinde bize gelirken yolda kaza geçirmişti kızına kavuşamadan can vermişti. O günü hala unutamıyorum ölüme giderken elleri titremiş" kızım" olmuştu son sözleri. Kardeşim o yıldan sonra hep kırgın hep üzgün bakmıştı yüzüme bende utanmıştım yaptıklarımdan ve alkolde aramıştım çareyi. Annem sinirden beyin kanaması geçirip felç olmuştu. Yatalak olması da ondan sonra gelişmiş ve anneme bakacak kimse olmayınca da kardeşim anneme taşınmıştı. Yoksa Aynur ölse anneme bakmazdı. Cemrenin kıpırdanışıyla düşüncelerimden sıyrılmış ve yatan kızıma daha dikkatle bakmıştım. Kaşlarını çatıyor gözlerinden yaşlar akıyordu uykusunda ağlıyordu . Dayanamayıp saçlarını okşadım içimde uhde kalmıştı. Gönlümce sevip saramamıştım yegenimi. Aynur "Adam olaydın da kendi çocuğun olsaydı sevmeyeceksin dokunmayacaksın kıskanıyorum" derdi . Küçücük çocuğu kıskanır hastalıklı düşüncelerini bana da yorar Cemreden uzak durmama sebep olurdu. Durmasam zaten canını yakar daha da çekilmez olurdu. Cemre gözlerini aralayınca Aynur hemen dikleşip "Cemre uyan artık ölüm uykusuna mı yattın kız? hadi kalk eve gideceğim yatmaya mı geldin?" diye söylendi. Kardeşim ayağa kalktı ve "Kızımı bir yere götüremezsin. Artık o burada kalacak." dedi .Aynur kahkaha attı ve başını bana çevirip gözlerime derin derin baktı. Aklından geçenleri biliyordum. Kerim diyordu Kerimi ararım ve gelip alır Cemreyi. "Biz gidelim " dedim utanmazca. Annem delirmiş gibi bağırmıştı kayıtsızlığıma bilmiyorlardı... "Mahmut bu kızı daha fazla ezmenize izin vermeyeceğim. Söyleyin o görücülere o iş olmayacak. Ayrıca mahkemeye gidip gerçeği söyleyeceksiniz." Şaka yapıyor olmalıydı bunun ne demek olduğunu annem anlamıyordu. Bunu yaparsak sadece biz değil 15 yıl önceki doktor ebe hemşire de ceza alırdı ki insanlara verdiklerimiz gün yüzüne çıkar ve rezil olurdum. "Anne öyle bir şey olmayacak. Cemre benim kızım öyle de kalacak." "Kızın madem neden üzerinde hiç bir söz hakkın yok?" Haklıydı. "Var nereden çıkartıyorsunuz?" "Çıkartmıyoruz gördüğümü söylüyorum. Masaya elini vurup bu kız okuyacak vermeyeceğim diyemiyorsun neden?" "Anne konumuz bumu şimdi? Bu amına kodumun yerinde her şeyin suçlusu ben miyim?" "Elbette sensin. Ben sana bu kızla olmaz dedim . Sen ne yaptın? Akılsız oğlum bak bak halimize bak. Kardeşin ve ben insanlık ettik ama siz karın ne yaptı? Zavallı kızımın kızını ezip durdu. Diyeceksin aklınız neredeydi? neden ses çıkarmadınız? neden bir şey demediniz? Biz sen ezilme üzülme ailenizin birliği dirliği bozulmasın diye sessiz kalıp izledik sadece.İstedik ki aile olun mutlu olun ama görüyorum ki siz hiç bir zaman aile olamamışsınız." "Haklısınız biz asla aile olamadık. Çünkü sizin oğlunuz ne yazık ki erkek değil bana bir çocuk bile veremedi. Doğal olarak bende hak ettiği gibi davranıyorum." "Peki Aynur zavallı Cemremin suçu ne?"hepimiz durmuş Aynur'un ağzından çıkanları bekliyorduk. Belki de yıllardır beklediğim cevap buydu. "Aslında ortada suç falan yok. Sadece benim canım öyle istiyor. En masumumuz Cemre..." "Sen benim kızımı canın istiyor diyemi ezip hor görüyorsun? Sen hastasın." "Sana ne be ister hastayım ister değil. Nüfusta Cemre benim kızım canım ne isterse onu yapar öyle davranırım. Ve sen hiç bir şey yapamazsın." Yüzündeki sinsi gülmeyle başını kaldırdı. Bizimle dalga geçiyordu annemler bu hallerini görmedikleri için şaşırmış anlamaya çalışıyorlardı. "Allahtan kork kızım Allahtan." "Bence siz korkun biriniz doğar doğmaz bebeğini bize verdi biri de buna çanak tuttu ve onayladı." Ne yazık ki karım haklıydı. En başından annem onaylamasa yapamazdık. Kardeşim eşinden gizlemese yada söylese sorsaydı eniştem olmaz der bizde bu yanlışa sürüklenmemiş olurduk. Bir yola çıktığında yanlış yola girer ve dönmezsen gittiğin her yer yanlış olurdu ya aynen o durumdaydık. Zavallı Cemre sırayla bizlerin dediklerini dinliyor başını bir bana bir karıma bir annemlere çeviriyor sabırla dinleyip anlamaya çalışıyordu. Bakalım ne zaman sabrı bitecek ve cinnet geçirecekti? Başkası olsa kafayı yerdi...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD