Kars, sabah ayazını henüz üzerinden atamamışken, Eroğlu Konağı'ndan yükselen haber, çarşının taş duvarlarından, kahvehanelerin sıcak çay bardaklarına kadar her yere ulaştı. Dillerde tek bir konu vardı: Zilan Hanım, kocasına kuma getirmişti. Üstelik bu kuma, konağa doğrudan gelmiş, Azad Ağa'nın karşısına dikilmişti. Kadınların yüzlerinde şok, erkeklerin dudaklarında dedikodu vardı. “Koca Eroğlu Aşireti’ne kuma girmiş! Hem de genç, başı örtüsüz bir kız...” “Azad Ağa ne demiş peki?” “Sadece kabul etmiş. Ama ne hanım demiş, ne eş... ‘Koruma altına aldım’ demiş.” Sokaklar fısıltılarla dolarken, bu haberi duyan iki kişi yoldan döndü: Berfîn’in dayısı Hüseyn ve yengesi Memduha. Yüzlerinde öfke, gözlerinde hesap sorma hırsı vardı. Berfîn’in üstüne yıllardır çökmüş her günahı şimdi masumiyet m

