Sabah güneşi, Kars’ın üstüne yavaşça doğarken, Eroğlu ve Emirdağ Aşiretlerinin düğününe hazırlanan topraklar adeta uyanıyordu. Kars’ın taş sokaklarında bir hareketlilik, bir telaş vardı. Kuşlar dahi başka ötüyordu sanki bu sabah. Bugün, iki büyük aşiretin birliği kutlanacaktı; Berzan ile Ömür, Furkan ile İpek evlenecekti. Eroğlu Konağı’nda sabah erkenden ocağa atılan kazanlar kaynamaya başlamıştı. Dicle Hanım, oğlu Berzan için sessiz dua ediyor, sabah namazından sonra tespihine sarılıyordu. Şu narin elleriyle düzenlediği sofranın her köşesinde evladına hayır gelsin diye mümünsüzce fısıldıyordu. Azad, Eroğlu Aşireti'nin ağası sıfatıyla konağın avlusunda yürüyürken her detayı kontrol ediyordu. Yanında eşi Zilan vardı; ikiz bebeklerine hamileydi ama yine de yorgunluk nedir bilmeden herkese

