Kars’ın karla örtülü taş sokaklarında soğuk, ince ince yüzlere vururken Emirdağ Konağı o gece sıcacık bir heyecana bürünmüştü. Konağın büyük avlusu ışıklarla aydınlatılmış, divan salonunda halılar serilmiş, minderler en düzgün haliyle dizilmişti. Ömür’ün isteme gecesiydi bu. Kadınlar kendi arasında fısıldaşıyor, mutfaktan gelen mis gibi kahve kokusu her köşeye yayılıyordu. Mercan, beş aylık karnını tutarak mutfağın eşiğinde durmuş, tatlı tatlı Ömür’ü izliyordu. Yanında dört yaşındaki Elfin vardı. Küçük kız, halası Ömür’ün eteklerine yapışmış, "Güzel olmuşsun hala," diyordu. Ömür ise heyecandan ne yapacağını şaşırmıştı. Mercan saçlarını düzeltmeye çalışıyor, Leyla, Zilan ve Şimal sırayla aynaya götürüp onu inceliyorlardı. Nalin ve Evindar takı kutularını getirip önüne dizmişti bile. Kız t

