Hava hâlâ serindi, ama güneş ilk ışıklarını dağların arkasından sızdırıyordu. Karakolun üzerinde sessizlik vardı; sessizlik, önceki gece yaşadığımız kaosun ardından hem huzur hem de gerilim dolu bir his bırakmıştı. Aras yanımdaydı. Gözlerindeki keskinlik hâlâ sürüyordu, ama bir yumuşama da vardı; belki de gecenin tehlikeleri ve yaşanan yakınlık, onu da etkilemişti. Yan yana yürürken, omuzlarımız istemsizce birkaç kez çarpıştı. Her temas, içimde yeniden bir kıvılcım yakıyordu. Kalbim hâlâ hızlı hızlı atıyor, nefesimi kontrol etmekte zorlanıyordum. Görevimiz bu sefer, düşmanların gizli bir kışlasını keşfetmek ve kritik bilgileri güvenli bir şekilde geri getirmekti. Ama içimde bir huzursuzluk vardı; sanki gölgelerin ardında bir tehlike daha gizlenmişti. Araziye çıktığımızda, patikalar dar

