Gece hâlâ sessizliğini koruyordu, ama taşlı patikada ilerlerken içimdeki korku ve heyecan birbirine karışmıştı. Aras yanımda, bakışları keskin ve kararlıydı; adımlarının her biri düşmanlara karşı bir meydan okumaydı. Gizlice yardım eden genç adam ise onun hemen yanındaydı, gözlerinde hem kıskançlık hem de endişe vardı. Bu üçlü bir dengeyi tutturmaya çalışıyordu ama içimdeki karmaşa her adımda büyüyordu. — Buradan çıkmanın bir yolu var, dedi genç adam, fısıldayarak. Ama dikkatli olmalısınız. Düşmanlar hâlâ çok yakında. Aras hemen öne çıktı, elini kaldırarak bize işaret verdi. Kalbim göğsümden fırlayacak gibi oldu. Onun varlığı bana güven veriyordu ama aynı zamanda gizli yardım edenin kıskanç bakışlarıyla birleşince içimde karmaşık bir sıcaklık yarattı. — Sana güveniyorum, dedim genç adam

