18 Eylül 2019/ 10.00
İnsan acıları tattığı kadar bilir, Ecmel dostlarının ise kazığı kadar…
Ecmel dinlenmişti ama kinini intikamını unutmamıştı. Yaraları iyileşmişti. Kuzey çetesini yok edişlerinin üzerinden günler geçmişti.
Ecmel sabaha karşı yataktan kalkmıştı kanlı gözleriyle. İntikam istiyordu. Silahlar hazırdı. Tek yapması gereken bulmaktı ölmesi gerekenlerin partisinin mekanını. Araştırmak için telefonuyla en güvendiği bilgi sızmayacak kişileri araması gerekiyordu aklına tabii ki öncelikle Cahit gelmiş. Aramıştı ama açmamıştı. Meraklanmıştı Ecmel. Cahit ne olursa olsun açardı ama bu sefer açmamıştı. Ecmel bir şeylerin olduğunu anlamıştı. Arabasına binip Cahit’in evine doğru yol almaya başladı. Cahit’e normalinden erken varmıştı. Cahit evde yoktu. Merak ediyordu ama bir taraftan da etmiyordu çünkü Cahit başının çaresine bakabilirdi.
Ecmel Cahit’i Cahit’in evinde beklemek istemişti. Evin anahtarı yoktu ama Cahit çok düz mantık olduğundan anahtarı paspasın ya da doğal gaz kutusunun üzerine bırakabileceğini düşündü. Düşündüğü gibi olmuştu. Anahtar paspasın altındaydı. Ecmel Cahit’i beklemekten başka işi olmadığından biraz uzanıp televizyon baktı. Ancak televizyonu açmasıyla kırması bir olmuştu. Televizyondaki kişi Mete’ydi ve kimsesizler yurduna yaptığı bağıştan dolayı televizyona çıkmıştı. Ecmel’se kesinlikle çıkarı olmasa yapmayacağını bildiği için Mert’e her zamankinden daha çok sinirlenmişti. Ecmel siniri yatışmadan uyudu ancak tam o sırada Cahit içeriye girmişti bile. Cahit neye şaşıracağını bilememişti çünkü Ecmel’de anahtar olmadığı halde içerideydi ve televizyon kırıktı. Cahit neler olduğunu anlamadan Ecmel aforoz grubunun adresine ihtiyacını olduğunu söyledi. Cahit için kolay işti çünkü ufak bir gruptu her ne kadar 23 kişiden oluşsa bile tehlikeli değil daha çok basit insanlardı ama yine de komisyon tarafından tehdit olarak görülmüşler ki öldürülmeleri için emir çıkmıştı. Cahit bir iki aramadan sonra Ecmel’e grubun adresini vermişti. Ecmel teşekkür edip evine gitmek için yola çıktı.
Ecmel yolda aklına şunlar gelmişti:
Aforoz grubu neden kendisini öldürmek istemişti
Bunun cevabını düşünen Ecmel şöyle bir kanıya vardı:
Ecmel ölseydi içlerinden birini ama aforoz edilmeyen birini komisyona sokup 23 aforozluyu tek tek aforozlarını iptal edilmesi tekrardan komisyona sunacaklardı ve zaman içerisine herkesin aforozlarını kaldırtacaktı. Aforozları kalktığında ne olacaktı? Ecmel bu adamların amaçlarını bu şekilde düşünmüştü ancak başka türlü de olabilirdi. Ecmel onları öldürmek yerine mafyanın düşmanları olduğundan dolayı onları yanına almak istemişti çünkü Ecmel de o komisyonu ve mafyayı yok etmek istiyordu ancak şu anlık sadece içlerine sızmış güvenlerini kazanıyordu. Ecmel kendi amacını çok belli etmeden mafyaya olan nefretini söyleyip yanlarına almak için mekanlarına yola koyuldu.
Ecmel mekana vardığından kapıdakiler Ecmel’i tanımış ve silahlarını ona doğrultmuştu. Ecmel ise sakin olmalarını sadece konuşmak için geldiğini söyledikten sonra yavaşça silahlarını yere atmıştı. Ecmel hata yapmış olduğunu düşünmüyor değildi çünkü ya düşündüğü gibi değilse? O zaman işte kesin ölmüş olurdu çünkü 23 kişiye tek başına çatışmaya giremezdi. Ecmel kendine güvenip gitmişti oraya. Tam da düşündüğü gibi ateş etmemişler ve Ecmel’in istediği gibi konuşması için içeriye getirmişlerdi ancak Ecmel’in ellerini bağlamışlardı.
Ecmel içeri girdiğinde ilk lafı “amacınız beni öldürüp komisyonda yer alıp aforozunuzu kaldırmak mı ?” dediğinde herkes şok olmuştu çünkü bunu sadece kendileri biliyordu. Çokta şaşırılacak bir şey yoktu çünkü başka ne olabilirdi ki?
İçlerinden biri “ bu kadar kişinin içine bizim mekanımıza bu merakın için mi geldin Ecmel ?” dedi. Herkes gülmüştü çünkü Ecmel’in salaklık yaptığını öldürüleceğini bile bile gelmesini aptallık olarak bulmuşlardı. Ecmel ise net bir şekilde “mafyadan olabilirim ama yok edilmesi için her şeyimi yaparım” dedi. Bunu duyan herkes irkildi çünkü Ecmel mafyanın bir numaralı adamıydı. Baki’yi öldüren Ecmel komisyon tarafından ne kadar uyarı alsa da umurunda olmamıştı çünkü mafya ona muhtaçtı. Ecmel Mete’ye takmıştı çünkü komisyona uymadan kendi kendine 6 saatlik bir oyun düzenlemişti ve komisyonda kendi yerini verecekti ancak Ecmel ölmemişti ve çok kişinin komisyonda makam sahibi olma hayali olmamıştı.
Oyundan sonra Ecmel’i öldürmek isteyenlerden bazıları Ecmel tarafından Ecmel’in intikamıyla öldürülmüş ve öldürülecekti. Hatta bu grubu bile yok edecekti ancak mantık çerçevesinde düşündüğünde bu 23 kişiyi kullanabileceğini düşünmüştü.
Ecmel oradakilere mafyayı yok etmek istediğini söylediğinde oradakilerin hepsi Ecmel’e sempati duymuş hatta takımlarına katılmasını istemişti ancak Ecmel başkasının altında hem de böyle insanların altında çalışmazdı bu yüzden Ecmel onlara kendisine katılmasını söyledi. Kimse de itiraz etmedi çünkü herkes Ecmel’i tanıyordu. Ne kadar deli cesaretli ve psikopat olduğunu biliyordu. Aklına koyduğu her şeyi yapabileceğini de biliyordu bu yüzden kabul ettiler. Ancak içlerinden biri hem de o kişi kamyonu kullanan kişi itiraz etmişti. Herkesle kavga etmeye başlamış böyle bir şey olamayacağını bağıra bağıra söylüyordu. O sırada Ecmel’in ellerini kerem isminde 22 yaşlarında üniversite 3. Sınıf ekonomi okuyan bir genç çözmüştü. Aslında çözmeyeceklerdi fakat genç Ecmel’e hayran kaldığından bir anlık dalgınlığıyla çözmüştü. O an herkes irkilmişti bir şey olacağından ancak Ecmel elleri bağlıyken nasılsa yine aynı şekilde duruyordu çünkü güvenlerini kazanması gerekiyordu. Ecmel kamyoncuya “bana çarpmanı hatırlıyorum, arabanın kırılan camlarından bana girenlerin yaraları daha iyileşmedi. Ölmek istemiyorsan otur yerine. Bize uy sen de kurtul ben de amacıma ulaşayım” dedi.
Ecmel gruba çok güven vermişti hatta herkes Ecmel bile öncesini unutmuştu. Ecmel buradakileri sevmişti çünkü hepsi mafyayı sevmiyor, karşı geliyordu hatta bu yüzden hepsi öldürülmesi emredildi ancak saklandılar.
Ecmel bu adamlara yardım etmek istiyordu ancak kendi işinin de görülmesi gerekiyordu bu yüzden aralarından sözcünün kim olduğunu sordu. Ecmel sözcünün Ekrem olduğunu öğrendiğinde Ekrem’i yanına çağırıp “Siz bana Baki’nin oğlunu öldürmekte yardım ederseniz ben de size o komisyon mevkiini almanıza ve özgür olup istediğiniz gibi yaşamanıza yardım ederim” dedi ve bunu herkese iletmesini istedi. Ecmel gruba “ bunu düşünün yarın tekrar geleceğim” dedikten sonra dışarı çıkıp arabasına binip evin yolunu tuttu.
Grup kendi içinde ikiye ayrılmıştı çünkü bir taraf “Ecmel’e yardım edersek ve Mete’yi öldüremezsek ya orada ölürüz ya da kimliğimiz belli olur ve o gün bizi öldürürler” diyordu. Bir grup ise Ecmel’in ne kadar yiğit olduğunu bildiğinden lafının arkasında duracağını bildiği için Ecmel’in dediklerine uyulmasını istiyordu. Bunun için oylama yapılacaktı ve herkes bu oylamanın sonucuna uyacağına yemin etti. Oylama yapıldıktan sonra 23 kişiden 15’i Ecmel’e uymak 8’i ise uymamak istemişti. Bu durumda grupta uymak istemeyen 8 kişiye gitmeleri için teklif sunuldu ya gideceklerdi ve yıllardır olduğu gibi gizli gizli yaşayacaklardı lağım fareleri gibi yer altında. Ya da ellerine geçen tek fırsatı değerlendirip ölene kadar hepsi özgür olacaklardı. 8 kişiden 5 i Ecmel’ e uymaya karar verdi ancak diğer 3’ü Mete’ye bulaşmak istememişti.
Ecmel eve vardığında huzurluydu. Ekip bulmuştu ve Mete’den intikamını almak için yanında götüreceği kişiler asla görevden şaşamazdı çünkü hayatta kalmalarının tek yolu bu işi tam yapmalarının zorunlu oluşuydu ki bu yüzden Ecmel’ Mete’den intikamını alabileceğini biliyordu. En azından şu an böyle düşünmek istiyordu. Bu yüzden en iyisini yapıp anlık huzuruyla şarabını alıp müziğini açıp bahçeye karşı oturmuş keyfine bakacaktı.
Ecmel uyuya kalmıştı ancak sabaha karşı erkenden kalkıp Kerem’i aradı ve grupla konuşması gerektiğini söyledi. Kerem saatin erken olduğunu söyleyemeden Ecmel telefonu Kerem’in yüzüne kapamıştı. Kerem grup binasında herkesi uyandırmıştı. Ecmel gelecek sanıyorlardı ancak Ecmel telefon ile arayıp hoparlöre almasını istemişti. Ecmel uzun uzadıya Mete’ye saldırma planını anlatmıştı planı şöyle anlattı :
“ 21 kişiyiz ama bu yetmez bana adam bulabilir misiniz bilmem ama ben iyi adamlar bulabilirim en az 50 kişi olmalıyız. Mete’nin evini ve malikânesini gizli bir belgeden buldu. Mete 25 yaşında şımarık büyümüş. Türkçeyi bile tam konuşamayan. Para bolluğundan tüm dişlerini hatta göz korneasını bile altın kaplatan biri. Korumaları çok fazla çünkü Baki öldükten sonra çok kişinin canını yakacak hal ve tavırlarda bulundu. Bu tavırlar çok kişinin işini bozdu ve parasına vurgun yedirtti. Mekanlarını patlattı. Aslında ben sizi bulmasam çok kişiyle ittifak yapabilirim ama sizin haklı davanız hepsinin önünde geldi. Yine de başkalarından yardım alacağız. Mete’nin yüzden fazla koruması ve 4 katlı büyük bir evde kalıyor. Duyduğum kadarıyla 1 hafta sonra yurt dışına kaçmayı planlıyormuş. Bizim işimiz 5 güne bütün donanımları ayarlamak ve gerekli kişilerden yardım alıp ekip takviyesi almak sonrasında gitmesine 1 gün kala saldırıyı düzenleyip Mete’yi o evden canlı çıkarmak. Mete’nin canlı hali sizin işinizi görecek. Serveti ittifak kuracağımız ekip için ve ölüsü benim işime yarayacak. Anlaşılmayan ya da sorusu olan var mı ?” dedikten sonra 3 kişi soru sormak için söz istedi Ecmel’den.
İlki Ecmel’e “neden biz yetmiyoruz” dedi. Ecmel gülerek “ biz değil 3 katımız anca yeter emin ol o gün göreceksin” dedi.
İkinci adam Ecmel’e “ o kadar silahımız yok nereden bulacağız silahları” dedi. Ecmel “ o iş benim işim tanıdıklarımdan tedarik edeceğim.”
Sonuncusu ise Keremdi ve Ecmel’e en önemli soruyu sormuştu. “ ölmeme garantimiz var mı?” Ecmel bu soruyu uzunca düşünmüştü çünkü ekiple gittiği görevlerde tanıştığı kişiler genellikle ölüyordu ve Ecmel’e kötü anı bırakıyordu. Kuzey mafyasını yok ederken ölen Cihat gibi. Ecmel “ ben çok göreve gittim çok sefer tek az sefer ekiple gittim. Her zaman ölen olur ama dikkatli olanlardan binde bir ölüyorsa dikkatsizlerin hepsi ölüyor. O yüzden sizden istediğim herkes kendi özgürlüğü için savaşsın kimse başkasını düşünerek savaşmasın çünkü o zaman duygular işin içine giriyor ve anlık dalgınlıklarla ölünüyor. Hem de gideceğimiz yer görebileceğiniz en güvenlikli alanlardan biri. Aslında o kadar kişi arasına girmek saçma ama başka seçeneğimiz yok.” Dedi Ecmel. Herkes Ecmel’in liderliğine hayran kalmıştı çünkü doğruları konuşuyordu. Ecmel kendisine olan bakışları gördükten sonra “ Herkesi ölme ihtimali var. Ben bile.” dedi ve telefonu kapattı.
Herkes Ecmel’e tekrar hayran kalmıştı. Gitmek isteyen üç kişiden 2si bile kalmak için gruptan izin istiyordu. Tabii ki izin aldılar.
Ecmel geçen 4 günün sonunda grubu tekrar aramış ve durumlarını sormuştu. Grup hazır olduğunu sadece silahlarının yetersiz olduğunu söylemişti. Ecmel ise bugün silahları getireceğini belirtip telefonu kapattı.
Ecmel geçen 4 günlük süre içerisinde Mete’nin zarar ettirdiği en büyük şirketlerden birine gitmişti. Çünkü en büyük kaybı olan şirketin kendisini Mete’ye yetiştirmeyeceğini yani ispiyonlamayacağını düşündüğünden o şirkete gitmiş ve patronuyla görüşmüştü. Patrona kaybettiği paranın katlarca fazlasını kazanabileceğini söyleyen Ecmel patronu mutlu etmişti ve patronla anlaştıktan sonra patron Ecmel’e destek için 25 kişilik zırhlı araçlı bir ekip tahsis etmişti.
Ecmel aynı zamanda Cahit’ten silah istedi ve Cahit Ecmel’e bir kamyon silah tahsis etti.
Ecmel silahları 4. Günün sonunda gruba götürmüştü. Aslında Ecmel kendisini geçen hafta öldürmek isteyen gruba bir kamyon silah götürmeyi mantıksız buldu ancak gruptaki herkesin ona güvendiğini anladığı için silahları götürüp teslim etti. Hazırlanmalarını ve her an tetikte olmalarını istedi çünkü yarın büyük gündü.
Saldırıdan önce kötü bir şey olmuştu. Mete haber almıştı. Haberi veren kimdi bilinmiyor ama gruptan biri ya da ekipten biri vermişti. Ecmel olamaz ya!
Ecmel bunu öğrenmişti ve saldırıyı Mete’nin gideceği güne ertelemişti. Çünkü hain kim bulunması gerekiyordu.
Ecmel önce şirket tarafından tahsis edilen ekibe giderek hepsini sorguya almıştı çünkü hepsi para için kendisi satabilecek özel eğitimli yüksek rütbeli askerlerdi. Askerlerin rütbelerini ve kıdemlerini önemsemeden tek tek sorguya aldı. İçlerinden birinden şüphelenmiş ve işkence masasına yatırıp bilgi vermesi içi zorlamıştı ama ne yapsa bilgi alamamıştı. Onu en sona bırakıp sorguya devam etmişti ancak o dışında kimseden şüphelenmemişti. Ecmel sorgu konusunda çok iyi olduğundan kendine güveniyordu ve o adamda bir şeyler olduğunu anlamıştı. Adama çeşitli işkenceler yapmıştı en sonunda adam dayanamayıp gruptan birinin adını verdi. O kişi Ecmel’e kamyonla vuran adamdı. Mete’ye Ecmel’in saldıracağını söylemiş ve yüklü para almıştı. Sonra da şehirden kaçmıştı. Ecmel bunu duyunca o adamı kara listesine eklemişti ve sinirden az kalsın askerin elini koparıyordu. Ecmel askere bu bilgiyi nereden bildiğini sorduğunda Asker “bana Mete’den aldığı paranın beşte birini vererek seni öldürmemi istedi bense yapmayacağımı söylediğimde beni Mete’ye saldıracaklar arasında olduğumu ispiyonlayacağını söyleyerek tehdit etti. Bense tehditlerini kendisine saklaması için ve susması için tamam öldüreceğim dedim ama parayı almadım. Sadece onu oyalamak istedim çünkü Mete’yi indireceğimizden emindim. Aslında amacım sadece ismimi vermemesiydi çünkü 3 gün sonra Mete’ye operasyon düzenleyecektik.
Ecmel askerin dediklerini dinledikten sonra askerin anlattıklarına güvenmiş ve ikna olmuştu ancak o asker savaşta olamazdı çünkü kimseye inanamazdı. Askeri görevden uzaklaştırdı.
Asker üzülmüştü ancak Ecmel’e de hak veriyordu çünkü bu kadar şeyden sonra o kadar önemli operasyona gitmem kimseye güven vermezdi ve operasyonun en önemli noktası sırtındakine güvenmektir.
Ecmel Mete’nin durumdan haberdar olduğunu öğrendikten sonra planı Mete’nin gideceği güne ertelemişti ancak Mete’nin kaçta gideceğini bilmediği için operasyonu sabahtan yapmak istiyordu. Bunun için grubu ve timi toplamıştı. 23 gruptan ve 24 timden olmak üzere Ecmel dâhil 48 kişilik bir takım olmuştular. Ecmel tüm ekip toplandığında planı anlatmaya başladı. Plan şöyleydi:
23 kişilik aforoz grubu ağır silahlar ile sadece bahçeyi Mete’nin evinin karşısındaki binadan mermi yağmuruna tutacaktı. 24 kişilik asker timi ise kendi bildikleri gibi operasyon gerçekleştireceklerdi ama amaçları öldürmek olacaktı. Mete saldırı olacağını bildiğinden belki koruma sayısını yüzlerce yapmıştı kim bilir? Timin tek amaçı ölmemek ama öldürmekti. Yerden gideceklerdi. Ecmel bildikleri gibi yapmalarını istedi. Bu özgür bırakılmak timin hoşuna gitmişti çünkü tim işlerine karışılmasından hoşlanmazdı çünkü kendi bildikleri şekilde onlarca operasyon yaptılar ve kayıp vermeden üstesinden geldiler. Ecmel ise awp’si ile karşısındaki binanın son katına çıkacak kamufle olacak ve kendini belli etmeden korumaları indirecekti. Mete’nin dezavantajı vardı çünkü eve giriş ve çıkış tek kapıdandı. Mete evdeydi. Bunu ekip biliyordu çünkü timden askerler devriyeli olarak evi izliyorlardı. Mete evden çıkmamıştı.
Konuşulduktan sonra ekipte Ecmel de her şeyden memnundu. Ecmel herkese evlerine gidip uyumalarını ve yarın için dinlenmelerini söyledi. Ekip oradan ayrılmadan “ yarın bazılarımız ölecek ama her zaman hatırlanacak” dedi. Ecmel’in dediğini duyan ekip mutlu olmuştu çünkü birbirine güvenen bir takım ve takım ruhu vardı. Ecmel o gece Cahit’e yemek yemek için gitti. Cahit’e yarının zor olacağını çünkü en büyük görevlerden birine çıkacağını anlattı. Cahit Ecmel’e her zaman güvendiğinden sadece “ dikkatli ol “ dedi. Ecmel evine gidip güzel bir uyku çekti.
Sabaha karşı 4 gibi tüm takım Mete’nin evinden 5 kilometre ilerisinde toplanmıştı ve operasyon için hazırlıklarını tamamlamıştılar. Tek yapacakları şey saldırmaktı. Kimse korkmuyordu ancak herkesin kanı lav gibi sıcak jet gibi hızlıydı.
Ve o an geldi.