Elvan ve Kerem arşivden çıkıp dar sokaklara karışmıştı ama siyah araba hâlâ onları izliyordu. O arabada oturan kişi bizzat Veysel’di. Cep telefonunu çıkarıp bir numarayı aradı. Sert bir sesle konuştu: — “Onlar araştırmaya başladı. Zühre’nin adını bulmuşlar. Demek ki iş ciddi. Gözünüzü dört açın. Eğer bir ipucu daha bulurlarsa, iş işten geçer.” Elvan ve Kerem’den habersiz, Veysel çoktan yeni bir plan yapmıştı. Bu defa doğrudan Elvan’ın üzerine gitmek yerine en zayıf noktalarını hedef alacaktı. Otelden, Elvan’ın annesini arattı. Kadıncağız telefona çıktığında Veysel’in sesi buz gibi geldi: — “Sana son kez söylüyorum. Kızını durdurmazsan, bedelini sen ödersin. Onunla uğraşmak kolay değil ama seni ve Zelal’i susturmak çok kolay.” Kadının elleri titredi, gözleri doldu. Çaresizlik içinde,

