Doladı parmaklarını elime, kenetledi elini elime. "Gel," dedi çıkarken, "Gel benimle, son kez." Gülümseyip başımı onaylar anlamda salladım. Onu takip ettim. Giyinmem için tuttuğu paltonun içine kollarımı geçirdim, omuzlarıma kadar getirip, üzerime geçirdi. Ardından kolunu omuzlarıma sarıp, beni şefkatle sarıp sarmaladı. "Gidelim deli prensesim." "Gidelim kötü prensim." Hayal olsa bile, bari hayalde kırmayalım birbirimizi. Bu sefer sondu, biliyordum. Bir daha bu lanet yere gelmeyecektim. Sözümü tutacaktım. Bir daha bu lanetli yerin yakınından bile geçmeyecektim. Beni bırakmayacağını, temelli gitmediğini biliyordum. Geleceğine dair umudumu bir gün, bir saat, bir dakika bile yitirmemiştim. El ele, ara sıra göz göze çıkıyorduk buradan. Zümrüt gözlü soğuk adam ne yapmıştı bilmiyorum ama

