Gece çöktüğünde evin duvarları yine ağırlaşmıştı ama bu defa üzerime gelmiyordu. Sabahki toplantıdan sonra içimde garip bir değişim olmuştu. O masanın başında dururken, onlarca adamın gözünün içine bakarken, bir anlığına korkumun kabuğunu kırdığımı hissetmiştim. Hâlâ korkuyordum evet, ama o korku artık beni küçültmüyordu. Sadece temkinli yapıyordu. Kaya’nın yanında yürürken hissettiğim şey güç değildi aslında; korunuyor olmak değildi sadece. Seçilmiş olmak gibi bir şeydi. Bu dünyada herkes birinin adamıydı, birinin emrindeydi. Ama ben kimsenin zoruyla orada değildim. Ben kalmayı seçmiştim. Akşam yemeği sessiz geçmişti. Kaya telefon konuşmalarını kısa tutmuş, çoğu çağrıyı Murat’a yönlendirmişti. Bu küçük detayı fark ettim. Benim yanımdayken dünyayı biraz daha dışarıda bırakıyordu. Masada k

