Sabah olduğunda gözlerimi açmadan önce onun nefesini hissettim. Düzenli, ağır, güvenli. Gece ne kadar sert geçmiş olursa olsun sabahın ilk anı her şeyi inkâr eder gibiydi. Sanki dışarıda silahlar değil de kuşlar ötüyormuş gibi bir huzur vardı odada. Gözlerimi araladığımda Kaya hâlâ uyuyordu. Yüzü uykudayken farklıydı. Daha genç, daha savunmasız. Çenesindeki sert ifade kaybolmuş, kaşlarının arasındaki çizgi silinmişti. Omzundaki bandaj beyaz bir iz gibi duruyordu teninde. Elim istemsizce o sargıya gitti ama dokunmadan durdum. Canını acıtmak istemedim. Belki de en çok bundan korkuyordum; ona zarar vermekten. Bu dünyada herkes ona zarar vermek için sıraya girmiş gibiydi, ben o sıraya asla girmek istemezdim. Yavaşça yataktan kalktım. Perdeyi araladığımda bahçede iki adamın nöbet tuttuğunu gö

