Yatağın üzerinde oturmuş, saatlerdir hiç kıpırdamadan yaşadığım her anı yeniden ve yeniden zihnimde döndürüyordum. Odanın içinde tek bir ses bile yoktu; yalnızca nefesimin titreyen ritmi, içimde yankılanan o tuhaf boşluk ve duvarın karşısına oturmuş hâlde gözlerime zorla hükmeden düşüncelerim vardı. Gözlerim birkaç kez kırpındı, duvar bulanıklaştı, yeniden netleşti. Fakat hiçbir şey hissetmiyordum. Ya da belki her şeyi aynı anda hissediyordum; acıyı, şaşkınlığı, bir yabancıya dönüşmüş gibi duran benliğimi, kandırılmış olmanın içimde bıraktığı o ağır, sert, keskin boşluğu… Yanımda ise sessizce oturan Kaya vardı. Hareket etmiyordu. Sadece beni izliyordu. Onun bakışlarının ağırlığını, nefesinin sıcaklığını, sessizliğinin içimde bir yerlere dokunuşunu hissediyordum ama yüzüne bakmaya korkar g

