Fırsatçılar

1184 Words

O gün ve onu takip eden günlerde evimizin üzerine bir sessizlik çökmüştü. Artık ne babamın o derin kahkahaları yankılanıyordu ne de annemin şakacı sesi duyuluyordu. Her birimizin içinde, atla birlikte toprağa gömülmüş bir sevincimiz vardı. Çocukken bile yoksulluğun gölgesi evimizin üzerinden hiç eksik olmazdı ama yine de bir umudumuz vardı. Şimdi ise o umut, o tarla ortasında can çekişen atın ardından göğe yükselmişti. Günler geçiyor ama biz bir türlü toparlanamıyorduk. Sofraya oturduğumuzda her lokma boğazımızda düğüm olup kalıyordu. Evimizdeki o sıcaklık, o neşeli haller kaybolmuştu. Bir sessizlik çökmüştü üstümüze, adeta nefes almak bile ağır geliyordu. Babamın gözleri yorgun, annemin bakışları hüzünlüydü. Sinan abim, köşeye çekilmiş, başı ellerinin arasında, hep bir şeyler düşünüyordu

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD