Fırattan
Sonunda pandoranın kutusu açılmıştı abimin duvardaki resimler bakarken
"İşte gördün abi yıllardır gizli gizli takip ettim resimlerini çektim hep uzaktan sevdim.O ise beni hiç görmedi yurtdışına bile belki görmezsem unuturum diye gittim ama olmadı abi unutamadım. Fransa'ya gitmeden bir gün önce tesadüfen Rüzgar abinin yanında iki kelime konuştuk biz bana başarılar diledi, ben sadece o iki kelimeye tutundum biliyomusun."
Şakın gözlerle beni dinleyen abim bir anda bana sarıldı.
"Neden anlatmadın abicim."
"Yapamadım,benim varlığımdan bile haberdar olmayan birine olan aşkımı nasıl anlatsaydı"
"Bak sana bişey söyleyeyim mi,yakında hemde çok yakında İkrayla elele Mardin sokalarında yürüyeceksin.Buda benden sana abi sözü olsun."diyip çıktı odadan.
Neden böyle dedi ki şimdi? Ne var aklında. Umut çiçekleri açtı içimde. İkrayla elele yürümek, O na sarılmak beraber uyumak, saçlarına dokunmak. Hayali bile çok güzel ve abim söz verdi içim kıpır kıpır birşeyler olacak.
Rüzgardan...
Hala inanamıyorum; Ben Diyarın gözlerinin içine bakarak seni seviyorum dedim, tabi önce, O söyledi. İnşaata geldiğimden beri kendi kendime gülüyorum. İş saatlerinde çok ciddi hatta, aşırı sinirli olmama alışkın olan işçiler tuhaf tuhaf bakıyorlar yüzüme,kesin delirdiğimi düşünüyorlar.Aras aradı akşam ki berbat halinden sonra merak ettiğini söyledi iyi olduğum söyleyip yarın yemek yiyelim dedim kabul etti .
O'nunla konuşmalıyım artık başkasından duyması daha kötü. Farkında birine aşık olduğumun umarım Diyar olduğunu anlamamıştır. Otel inşaatı bitti aslısa iç dizaynı ve açılışı için hazırlık yapılacak. Akşam üzeri son kontrolleri yapıp çıktım tabii arada sevdiğimle de konuşmayı ihmal etmedim.
Rüzgarla konuşacağımı söyleyince biraz, panikledi gibi ama O'na birşey demesine izin vermem. Sabaha kadar olanları düşünüp uyuyamadım.Çok kısa bir zaman sonra yanımda hatta kollarımda uyuyacağını düşünürken uykuya dalmışım.
Annemin sesiyle hayatımın en güzel günlerinden birine uyandım.Bugün keyfim çok yerinde.
Yemek yiyeceğimiz yere doğru sürdüm arabayı.Aklım hep neyi nasıl konuşacağımda en iyisi bodoslama söylemek.
Tarihe şahitlik etmiş eski Mardin konaklarından birinde oturuyoruz şimdi küçük ama temiz bir mekan.
"Yedik içtik anlat bakalım" diyen Aras'a baktım.
"Aras beni hiç bölmeden dinle bir dahası olmaz çünkü anlatması çok zor."
"Aşıksın."
"Ne nereden anladın"
Lan beni delirme ben aşık adamım anlarım"
"Ee kim olduğunu söylede bari tam olsun"
Bir hışım kalktı yerinden yakamdan tutup ayağa kaldırdı,suratıma okkalı bi yumruk indirdi. "Bu kardeşime aşık olduğun için." Şok oldum ikinci bir yumruk daha geldi"bu da sakladığın için."
Utancımdan yüzüne bakamadım arkadaşımın hakettim ben bunu.
"Affet kardeşim sonuna kadar haklısın hakkını helal et." diyip gitmek için hareketlendim. Kolumdan tuttu."Otur şuraya adam gibi anlat."dedi
"Ne anlatayım kardeşim yıllardır içinde sakladığım, yüzüne baktığımda her an utandığım adama neyi, nasıl anlatacaktım.Benim yerime koysana kendini. Ulan yüzüme tükürsen hakkın ama gönül işte laf anlamıyo."Anlattım sonunda çok büyük bir yükten kurtulmuştum.
"Diyarın haberi var mı?"
"Var dün söyledim daha doğrusu İkra söyledi."
"İkra mı söyledi? Off be bu kötü olmuş şimdi Diyar bir ömür başının etini yer kardeşin söyledi diye. Gerçi sana müstehak ya neyse"
"Diyar bir ömür başımım etini mi yer?"
"Evet senin yapman gerekeni İkra yapmış ya!"
"Aras ben doğrumu anladım sen şimdi bana kızmadın mı?"
Yok kızmadım ama kırıldım neyse o ayrı şimdi mevzu başka. Diyar ne dedi?Bak kıvırmadan cevap ver yoksa yumruğu yersin."
"Diyar tamam dedi ama.O na en kısa sürede evlenmek istediğimi söylemedim. Şimdi sen her şeyi biliyosun banada kızmadın, peki bu yumruklar neyin nesiydi."
"Abiyim ya ben bi ağırlığım olsun. Ayrıca Diyarı emanet edecek senden daha iyi biri yok ama kardeşimle hemen evlenemezsin.Bazı şartlarım var."
"Ne şartı söyle bakalım."
"Fıratla İkranın evlenmesine izin vereceksin!.."
"Anlamadım? Sen benden kardeşimi berdel olarak mı istiyosun? "
"Hayır ya öyle değil yanlış anladın. Hani sana Fıratın bir odayı kilitlediği niye söylemiştim ya, işte dün o odayı zorla açtırdım içerisinde tüm İkranın fotoğrafları ile doluydu. yannlış anlam İkra ya karşı hiç bir yanlışı yok."
"Nasıl ya Fırat İkra'yamı aşık?"
"Evet hemde yıllardır. İlk başlarda bilmiyomuş senin kardeşin olduğunu. Fıratı en iyi sen anlarsın be kardeşim,"
" Tamam da ya İkra kabul etmezse kendim için kardeşimi zorla evlendiremem."
"Zorla mı dedim ben sadece karşı çıkma yeter, bence İkra kabul eder yakışıyolarda."
"Diyar olmasada ben Fırat'a karşı çıkmam,"
"Ben Seherler konuşacam İkranın ağzını araması için tamam mı?"
" Tamam"
"Lan ikimizde abimiz güya şu halimize bak ya resmen kardeşlerimiz için plan yapıyoruz."Aras'ın lafı ile gülmeye başladık
" Ulan elinde amma ağırmış."güldük
gelen çaylarıda içip kalktık. Artık huzurluyum.
Devran'dan..
Ben Devran Ahmet Ağanın tek oğlu. Kadir Ağanın kızı İkra ya olan aşkım Mardin'in dilinde. Bugüne kadar istediğim herşeye sahip oldum.İkra hariç, ilk zamanlar seviyorum zannettim ama O bana hayır dedikçe gurur meselesi haline geldi.Ne olursa olsun benim olacak.
Geçenlerde Yasin ustanın dükkanında gördüm güzel çok güzel kız Allâh için.Yüzüme bile bakmadan çıktı dükkandan.Peşinden giderken Diyarla konuşmak için durduğunu gördüm.
Karşı kaldırıma geçtim izlemeye başladım. Diyarın yeğenine sarıldı ama dikkatimi çeken Fırat'ın bakışları oldu. Bu çocuk İkra ya aşık işin garibi İkra da ona kaçamak bakılar atıyor., sonra Fıratla gözgöze geldik bunların arasında bir şey var.
Bir kaç gün sonra Rüzgar ve Aras'ı bizim kebapçıda gördüm. Aras Rüzgara yumruk attı ayırma için giderken Aras'ı duydum "Kardeşime olan aşkın için" dedi.Sonra oturup konuşmaya başladılar. Rüzgar "Diyarla evlenmek istiyorum" dedi. Aras "tek şartım var İkra ile Fıratın evlenmesine izin vereceksin".Rüzgar İkra kabul ederse sıkıntı etmeyeceğini söyledi. Şimdi Arasın karısı Seher İkra nın ağzını arayacak. Bende Devran isem bu işi bozarım.
Aklımdan geçeni yaparsam İkra bana kalır.Ama fazla vaktimde yok.
Diyardan..
İki gündür bulutların üzerindeyim Rüzgar beni seviyor. Gerçi ilk ben söyledim ama aşk'ta gurur olmazmış.
Şuanda çok gerginim çünkü Rüzgar abimle konuşuyor. Korkmuyorum ama yinede abimin tepkisini merak ediyorum.
Telefonum çaldı Aşkım arıyor... Açtığımda duyduğum ses ile rahatladım.
"Güzelim ne yapıyorsun. "
"Hiç senden haber bekliyordum."
"Sıkıntı yok güzelim sadece iki yumruk yedim."
"Nasıl okadar kızdımı."
"Yok canım benim sadece bu zamana kadar söylememe kızdı daha doğrusu kırıldı. Sonuna kadarda haklı."
"Benim bildiğimi biliyormu"
"Herşeyi anlattım güzelim. Hatta İkranın yaptığını bile. Hatta seninlehemen evlenmek istediğimi söyledim."
"Ne nasıl evlenmek derken."
"Güzelim ben daha fazla bekleyemem."
"Ne dedi."
"Tek bir şartı var, onunda şimdi söyleyemem. bir kaç gün içinde öğrenirsin."
"Ya Rüzgar."
"Söyle Rüzgarın canı."
"Akşam görüşürüz. "
"Görüşürüz güzelim ha bu arada akşam çok güzel olma olurmu öpüyorum seni."
"Rüzgar kapat şu telefonu."
Telefonu kapattığımda kalbim dört nala koşuya çıkmıştı.Hayalini kurmaya korktuğum şeyler gerçek oluyor, üstelik abim bizi destekliyor.Aceba şartı neydi. Odamın kapısı vuruldu, Seher yengem "Müsait misin Diyar gelebilir miyim" diye sordu."Gel yenge müsaitim."
"Abin seni çağırıyor. "
"Morali nasıl yenge sinirli falan değil demi. "
"Yok keyfi yerinde de sen hayırdır heyecanlandın sanki. "
"Sorma yenge esti bir Rüzgar. "
"Neee nasıl nezaman. "
"Dur yenge ya önce abimle konuşatım söz sanada hesap verceğim."