Gözlerimi “Kalkmayı düşünmüyor musun gelin hanım?” diyen alaycı ve keskin bir sesle açmıştım. Ne oluyordu ya… İnsan böyle uyandırılır mıydı? Bakışlarım netleştiğinde karşımdaki siluetin Handan Hanım olduğunu fark ettim. Dikilmişti başucumda. Kolları göğsünde kavuşturulmuş, yüzünde tanıdık o küçümseyen ifade...Göz göze geldiğimiz an dudakları kıvrıldı. “Uyanabildiniz demek…” dedi. Sesi iğne gibiydi. “Nihayet teşrif edebildiniz. Bir an seni sonsuz bir kış uykusuna yatırdılar da öpücük bekliyorsun sandım.” Nefes almama bile fırsat tanımadan devam etti. “Saatin kaç olduğunun farkında mısın? Bu eve yatmaya mı geldin? Otel mi sandın burayı?” Kahkahaya benzemeyen, boğuk bir ses çıktı ağzından. “Tapuyu da senin üstüne yapalım istersen. Biz kapıda bekçilik yaparız ‘majesteler

