Tekrar odaya çıkmış çaresizce abimin vereceği cevabı bekliyordum ben de bu evdeki herkes gibi. Sanki zaman onun ağzından çıkacak tek bir kelimeye kilitlenmişti. Bekledim...Bekledim...Biraz daha bekledim. Sonra yerimde duramadım. Ayağa kalktım, odanın içinde birkaç adım attım. Geri döndüm. Yeniden oturdum. Dizlerimdeki güç tükenmişti zaten; bedenim çoktan pes etmişti. Midem boştu, başım hafif dönüyordu. Sabahki yediklerim dışında ağzıma tek lokma koymamıştım ama açlık bile hissetmiyordum artık. Sırtımı kanepenin arkasına yasladım. Dizlerimi kendime doğru çekip kollarımı etrafına doladım. Küçülmek ister gibi… Kendime sığınır gibi. Hafif hafif sallanmaya başladım; ileri, geri… Bu hareketin beni sakinleştirdiğini sanıyordum. Beş on dakika sonra aşağıdan yine sesler yükseldi. Bu

