Tek hedefim hayat kurtarmaktı. Ulaştığım gibi yanına diz çöktüm hemen. Adam yarı yan dönmüş, yüzü kül rengine dönmüştü. Göğsü düzensiz kalkıyordu. Alnı ter içindeydi. “Duyuyor musunuz beni?” dedim yüksek ama sakin bir sesle. Cevap yok. Boynuna uzandım. Karotis nabız… zayıf...Çok zayıf. Nefes… düzensiz, yüzeyseldi. Net kalp kriziydi. “Ambulans yolda mı?” diye sordum başımı kaldırmadan. “Yolda!” dedi biri aceleyle. İyi. Ama yetmezdi. Adamı sırtüstü yatırttım. Ceketini açtım, göğsünü serbest bıraktım. Etrafımdaki kalabalığa kısa ve net baktım. “Lütfen biraz geri çekilin. Hava alsın.” Sesimde tartışmaya yer yoktu. Nefesini kontrol ettim yeniden. O an kesildi gibi oldu. Nabız daha da zayıfladı. Ellerimi göğsünün ortasına koydum hemen. Göğüs kemiğinin

