Adam telefonu kapattıktan sonra bana uzatmamış,oturduğu koltuğun yanındaki boşluğa ağır ağır bırakmıştı. Gözlerimi istemsizce devirdim. İçimde kabaran öfkeyi yutmak zorunda kaldım ve ses etmedim. Birkaç saniye sonra aşağıdan sesler gelmeye başladı. Net değildi. Boğuk, kesik kesik…Bir hareketlilik vardı aşağıda, belli belirsiz bir telaş. İçimden bir ürperti geçti. Bunun yine o flaş bellek yüzünden olduğundan emindim. Başından beri her şey onun etrafında dönüyordu. Koca bir savaşın ortasında tek koz benim gibi hissediyorum. İnşallah hepsi benim üzerime çullanmazdı. Adam kaşlarını çattı, sabrı taşmak üzereydi sanki. Dudaklarının arasından kısa bir homurtu döküldü. “İşte başladı bir curcuna…” diye mırıldandı. Yan tarafındaki bastona uzandı; baston onun için bir d

