42.Bölüm

1454 Words

“Canın yanıyor, görüyorum. Acıdan rengin solmuş, nefesin bozuluyor… ama hâlâ duvarlarını örmeye çalışıyorsun. Bu inat kime karşı?” diye söylenerek nihayet üzerindekinden kurtardım onu.  Şükür ki altında atlet ya da tişört yoktu. Bu işimi daha da kolaylaştırdı. Zaman kaybetmek istemedim. Kanla koyulaşmış sargıyı hiç tereddüt etmeden kestim. Metalin kumaşa değerken çıkardığı o ses, odadaki sessizliği yarıp geçmişti.  Kestikten sonra sargıyı dikkatle ayırdım. Göğsünden çapraz geçip diğer omzunun altından dolanan o bandajı bedeninden sıyırırken hareketlerimi yavaşlattım. Deriye yapışan yerleri nazikçe ayırıyor, acele etmiyordum. Bir an istemsizce duraksadım. Aramızdaki mesafe bir anda yok olmuştu. Nefeslerimiz neredeyse birbirine karışacak kadar yakındık.  Uras’ın az önce düzen

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD