Murat, buluşma noktasına geldiğinde kapıyı açıp arabadan indi. Az önce direksiyon başında gizlemeye çalışsa da gözünden süzülen yaş, bir abi olarak ona ağır gelmişti. Ailesinin hatası yüzünden kız kardeşinin düştüğü bu durum içini yakıyor, ama elinden gelen tek şey onu korumaktı. “Gel bakalım, abisinin gülü…” dedi yumuşak ama kırık bir sesle. Arabadan inen Avin’in üzerine kendi ceketini atıp soğuğa karşı korurcasına kolunun altına aldı. Başını hafifçe yana çevirip ilerideki kafeyi gösterdi. “Bizi orada bekleyeceklerini söylediler.” İkisi de o birkaç adımı atarken kalplerinin ağırlığı ayaklarına vuruyordu. Bu, belki de birbirlerini son görüşleriydi. Adımları ağır olsa da biran önce kardeşini emanet etmek zorundaydı. Çünkü tez vakitte Mardin’e gitmesi gerekiyordu. Kafeye girince etrafa g

