6.BÖLÜM

3081 Words
Daha fazla konuşmamın anlamı yoktu, arkadaşlar bekliyorlardı birinin arabasına binerek eve doğru hareket ettik. “Evde yalnız kalabilecek misin, istersen Filiz teyze yanın da kalsın ” “Gündüz korkmam, evi toplamam gerek. Yatak odası berbat haldedir” “Birlikte toplarız” Fidan’ın baktığını gördüm “Ne var ha, ne var. Herkes kendi işine baksın, bu kızın benim yüzümden çekmediği kalmadı. Yardımcı olmam kadar doğal bir hareket olamaz ve davranışlarım sadece beni ilgilendirir sizi değil. Hiç biriniz benim hayatıma karışma veya fikir yürütme hakkına sahip değilsiniz. Arkadaşım olmanız bana karışma hakkı vermez” “Niye bu kadar kızdın bir şey demedim” “Ne demek istediğini bakışlarınla gayet güzel ifade ettin yakında çok değişiklikler olacak. İsteyen arkadaşım olarak kalır istemeyen kalmaz. Sizler hayatınız hakkında kararlar alırken ben size nasıl karışmıyorsam sizde bana karışmayacaksınız. Hayat benim hayatım sizin değil” Kenan iyice ileriye gitmeye başlamıştı, kimse görmeden bacağını sıktım. “ Yapma “ diye sessizce fısıldadım… Elimi tutup sıktı görülmesinden korkarak elimi çektim, sinirlerim iyice bozulmuştu gözyaşlarım kendiliğinden akıyor durduramıyordum. Eve yaklaştık “Ben inmek istiyorum, nefes alamıyorum” Ah nasıl isterdim, sarılıp gözyaşlarını silmeyi “Dur Fatih, bende Gülnihal’le ineceğim” “Hepimizin nefes almaya ihtiyacımız var, sizler gibi bizde gerildik. Sahile inelim kumda oturalım” “Kalabalıktır” “Kimsenin bilmediği yere götüreceğim sizi, deniz kenarı değil” Gülnihal’e döndüm yalnız olmamız gerektiğini biliyorum, kurtulamıyorduk. “Gidelim, daha eve girmeye hazır değilim” Ormanlık alana geldik, Gülnihal hemen aşağı indi amaçsızca yürümeye başladı. Biraz uzaklaşmasına izin verdim. Peşinden yürümeye başladım Fidan peşimden geliyordu, Fatih’in çağırmasıyla durdu, arkama döndüm konuşuyorlardı Fatih eliyle git diye işaret yapınca adımlarımı hızlandırdım. Ağaçların arasında yakaladım kollarımın arasına aldım. Başını göğsüme yaslayıp sarıldı “Seni seviyorum Gülnihal” Başını kaldırıp, inanamaz gözlerle baktı… “Ne dedin sen?” “Seni seviyorum, defalarca söyleyebilirim. Tüm insanların önüne çıkıp ben Gülnihal’i seviyorum diye bağırabilirim. Sadece izin ver söyle demen yeterli” “Ben biliyorum ya yeterli… Zamanı gelince ikimiz birlikte söyleriz” Elini tuttum uzun süre yürüdük, gün dönmeye başlamıştı. “Geri dönmeliyiz, Oktay gelmiştir” “Bu moral bozukluğunla konuşamazsın” “Bir an önce bitmeli, telefonun çalıyor” Cebimden çıkardığım da Bahar’ın aradığını gördüm… “Geldim, neredesin?” “Gülnihal, Fidan ve Fatih ormandayız” “Niye oraya gittiniz?” “Ne zaman geldin sen?” “Bir saat oldu” “O zaman olayları bilmiyormuş gibi davranma, sevgili kuzeninin yaptıklarını duymuşsundur” “Hüseyin’i hiç sevmediğimi bilirsin, çok üzüldüm Gülnihal nasıl?” “İyi değil, başına gelenler çok kötüydü” “Gerçekten çok üzüldüm, neredeyseniz ben geleyim” “Gerek yok geliyoruz” Telefonu kapattım öylece duruyordu, uzanıp yüzünü avuçlarımın içine aldım. “Bu gece sevgilim… Bu gece kaderimiz yazılacak” Dudaklarından öptüm, elini tutup geriye yürümeye başladık, park yaptığımız yere yaklaşınca ayrıldık. Fatih ve Fidan sus pus oturuyorlardı… “Neredeyse arama kurtarmaya haber verecektik, nerede kaldınız?” “Geldik hadi gidelim, Bahar gelmiş, birazdan Oktay’da gelir” Hiç konuşmadan sitenin olduğu yere geldik, Gülnihal evine girdi,  diğerleri gidince bende eve girdim, yanında olmayı nasıl isterdim ne yazık ki böylesi bir durumda elimden bir şey gelmiyordu Duş yapıp üzerimi değiştim… ***** Eve girdiğimde Filiz teyzem yanımda geldi, yatak odası toparlanmış her şeyin eski haline getirilmiş olduğunu görünce şaşırdığımı gizlemedim… “Kızım sana sormadan odanı toplayalım dedik, dağınıklığı görüp üzülmeni istemedik” Boynuna sarıldım o kadar yalnızdım ki, annemin de, babamın da kendi aileleri vardı. Yurt dışına gittikten sonra beni bir başıma bırakmışlardı. İkisi de onlara ne kadar ihtiyacım olduğunu bilmiyorlardı, yabancı insanların ufacık sevgi gösterilerine ne yapacağımı şaşırıyordum. Kendime güvenli görünmekten bıkmıştım. Babam olsaydı bu saatte nerede kaldın diye bağırsaydı, annem odan niye dağınık deyip azarlasaydı. Onların yanımda olduğunu hissetseydim yeter ki arada bir saçımı okşayıp yanındayız kızım deselerdi. Çok uzun süredir yalnızdım çok uzun süredir yalnız… “Ağlama güzel kızım, Allah’a şükür sana bir şey olmadan Kenan yetişti. Korkarım dersen bizde yatarsın istemezsen ben bu gece yanında kalırım” “Bu gece Oktay gelecek, evde kalamazsam sana seslenirim” “Sakın çekinme saat kaç olursa olsun kapımı vur” Sıcaktan yapış, yapış olmuştum. Adam hala oradaymış gibi çekinerek banyonun kapısını açtım, çabucak duş yapıp aceleyle giyindim. Kenan’da bende bu gün büyük sınavdan geçecektik, kendimi hiç hazır hissetmiyordum. Sorular çok verilecek cevaplar yoktu… Annemi aramak istedim, desteğe ihtiyacım vardı, uzun çaldırma sonucu telefonu açtı… “Anne” “Nasılsın Gülnihal” “Bilmiyorum, iyi miyim, kötü müyüm bilmiyorum” “Ne oldu kızım” “Anne dün gece…” “Bir dakika… Can kardeşine vurmayı bırak ceza vereceğim, geberteceğim ikinizi de vazoyu bırakın. Gülnihal…  Can Pelin’in saçını çekiyor çok ağlattı sonra konuşuruz kızım” “Anne bende kendimi kötü hissediyorum” Duymamıştı, telefonu kapattı. Babama açsam onun da annemden farklı olacağını düşünmüyordum. Ayrılmış ailenin dışarıda kalmış çocuğuydum… Yatağın üzerine yattım, yüzümü yastığa gömdüm. Benimde… Sevilmeye, şımartılmaya ihtiyacım olduğunu nasıl düşünmüyorlardı. On dört yaşımdan beri bir orada bir burada dolaşıp durmuştum… Babana git başka kadının davranışlarına uyum sağlamaya çalış, annene git kocasının tavırlarına müsamaha göster… Bir süre sonra iki evi de istememiş. Büyük annemle kalmaya başlamıştım, kısa süre içinde ölünce sırf ailelerimin yanına gitmemek için yurt dışında eğitim almak istemiş, hemen kabul edilince sevincin yanında çok büyük üzüntü yaşamıştım… İkisi de kızım gitme seni özleriz dememişlerdi… Yeni eşleri ve yeni çocuklarıyla ilgilenmekten ortak yaptıkları çocukları olan beni düşünemeyecek kadar meşgullerdi… Yaşımın onların çocuklarından büyük olması hiçbir şeye ihtiyacım olmadığını düşündürüyor olsa gerekti… İkisi de parasal olarak rahat olmamın her şeyi hallettiğini düşünüp beni kendi halime bırakmışlardı. Alışmış mıydım hayır, sadece güçlü olmak için çaba veriyordum…  Düşünürken uyuyakaldığımı telefonum çalınca anladım… Oktay’dı yola çıktığını ailesinin yarın geleceğini söyledi… Ailesinin bu gece gelmeyeceğini öğrenince içim daha çok rahatladı. Ardından Kenan telefon etti “Bahçeye in pizza sipariş ettim birlikte yiyelim” “Canım istemiyor” “Dün geceden beri ağzına bir lokma koymadın, gelmezsen ben gelirim” “Gelme, milletin gözü benim evimde” “Evine gelmemi istemiyorsan cici kız gibi dediğimi yapacaksın. Hadi çabuk in yemeğimiz geldi. Sıcakken yiyelim” “İki dilim tabağa koyup bana uzatsan olmaz mı?” “Olmaz, birlikte yemek istiyorum. Sana yiyecek konusunda güvenmiyorum, kuş kadar yemek yiyorsun. Hem seni özledim…” Dediğini yapacağını biliyordum, aşağı indim yan bahçeye geçtim. Ön tarafta olan evlerden takviye yiyecekler geldi. İstemeyiz desek de dinletemedik masa dolmuştu… Yermiş gibi yapsam da, kanmadı… “Ellerimle yediririm, emin ol bunu çok büyük zevkle yaparım. Güçlü olmalısın” “Olmak istemiyorum” “Sinirlerinin bozuk olduğunu biliyorum, bu gece güçlü ol yarın tüm sorunlarını ben üstleneceğim. İstediğinden çok daha fazla şımartıp seveceğim seni. Tek istediğim bu gece kendini bırakmaman” “Ya sen ne söyleyeceksin, ayrılmak istemene ne bahane bulacaksın?” “Zor olacak ama evlenecek kadar sevmediğimi, ikimizin de evlenirsek mutsuz olacağımızı anlatacağım” “Ya anlamak istemezse” “Anlayana kadar anlatacağım senden vazgeçmeye hiç niyetim yok” “Çok üzülecek onun üzüntüsünün üzerine nasıl mutluluğumuzu inşa edeceğiz” “Niye böyle karamsar düşünüyorsun. Mutlu olmak istemek suç mu, Bahar mutsuz olacak diye ben mutlu olma şansımı niye kaybedeyim” “Of ne düşüneceğimi bilmiyorum, Bahar mutsuz olacak… Oktay mutsuz olacak” “Sen onlar mutsuz olacak diye düşünüyorsun, onlar yüzünden bizim mutsuz olacağımızı hiç düşünmüyorsun. Bizim için mücadele etmeye başlamadan vaz mı geçiyorsun?” “Geçmiyorum” “Aferin benim kızıma. Bahar kafeye gitmiş bu gece konuşacağım” “Oktay yola çıkmış, bende bu gece konuşacağım” “Hadi bakalım yola çıkma vakti” “Birlikte mi gideceğiz” “Neden olmasın” Yola çıktık, kalbim deli gibi çarpıyor, içimdeki sıkıntı gittikçe büyüyordu. Derdimiz ayrılmakla bitmeyecekti, ilişkimizi öğrenenler tepki verecekler bizim daha da üzülmemize neden olacaklardı. Kenan erkek olarak daha düz düşünse de, çoğu kişinin beni baştan çıkaran kadın olarak düşüneceğinden emindim. İkimizde ağır adımlarla yürüyorduk, Gülnihal’in geçirdiği şiddeti duyan kişiler durduruyor olayı derinlemesine öğrenmeye çalışıyorlardı. Başka zaman kısa keseceğimiz konuşmaları isteyerek uzatıyor. Gitmemizi geciktirmeye çalışıyordu… Korkularının farkında olmadığımı sanıyordu, başkalarının kendi hakkında kötü düşüneceğini kafasına takmış olduğunu anlamamak mümkün değildi. Sahile geldiğimiz de, kafenin tam ters yönün de yürüdüm. Hava kararmıştı kimseler görmeden ona sarılıp kuvvet alıp, vermek istiyordum. Hiç ses etmeden yanımda yürüdü, karanlığın içine iyice çektim, kollarımın arasına aldım… “Ne olur kendini bırakma, kim ne derse desin umursama. Tek beni düşün, birlikte ne kadar çok mutlu olacağımızı düşün. Sen benim hayatıma anlam katansın senden vazgeçemem, sende benden vazgeçme” Yüzünü avuçlarımın içine aldım, kokusunu içime çektim. Birden kollarını boynuma doladı… “Öp beni öyle bir öp ki, dünyada senden başka kimse kalmasın” İçime sokacak gibi sarıldım, kendini bana bırakmıştı. Dudaklarını istediği gibi öpmeye başladım ayrıldığımızda “Son bir kez daha” dedi. İkimizde dayanamayacak hale gelmiştik, öpücüğümüzde sadece ihtiras yoktu, sevgi, umutsuzluk, umut hatta veda vardı. “Neden son öpüşmemiz gibi karşılık veriyorsun” “Ya hemen ayrılamazsan diye öpücüğüm biraz veda eder gibi oldu. Sen ve ben uzunca süre ayrı kalabiliriz” “Sakın Gülnihal, Bahar hemen kabullenmese bile sakın gitme. Bekle beni, benim seni bekleyeceğim gibi bekle” ***** Birbirimize son kez sarıldıktan sonra ayrı yürüyerek kafeden içeri girdik… Bahar hemen yanımıza geldi ilk işi bana sarılarak kuzeninin yaptıklarından dolayı çok üzgün olduğunu söyledi. Kenan’a sarılınca yanlarından yabancıymışım gibi kalbim kanayarak uzaklaştım. “Yalnız konuşmak istiyorum, evine gelecektim sen ısrar edince buraya geldim” “Benimde seninle konuşmak istediklerim var, arkaya geçelim” Kafenin arkasında gençken yakalandığımız odaya girdik, en rahat burada konuşabilirdik. Aklım Gülnihal de kalmıştı, nasıl üzgün duruyordu… Oda çok havasızdı nefes almalıydım, konuya nasıl gireceğimi bilmiyordum. Camı açtım birazda olsa odanın havası değişmişti. Beni anlayıp sorun çıkarmaması için dua ederek sırtımı döndüm, yüzüne baktım. Benden daha kötü durumda gibiydi… “Sana söylemek istediklerimi çok iyi dinle” “ İlk ben konuşmak istiyorum Kenan sana söylemek istediğim çok önemli bir şey var. Ben hamileyim…” “Hamile misin?” Tam karşımda duruyor endişeli gözlerle bana bakıyordu, tuttuğum nefesi koyuverdim. Yine derin bir soluk aldım… “Sana böyle pat diye söylediğim için inan çok üzgünüm. Başka türlü nasıl söyleyeceğimi bilemedim” “Biz hiç yatmadığımıza göre, babasının kim olduğunu sormamın bir mahsuru yoktur herhalde?” “Bunca süre sırf sen üzülme diye aşkımı gizli yaşamak zorunda kaldım.” “Şimdi suç benim mi oldu” “Hayır… Hayır öyle demek istemedim” “O zaman ne demek istedin?” “Senelerdir birlikteyiz, oldukça uzun süredir. Aramızda aşktan çok daha fazla dostluk ve arkadaşlık duyguları var. Bunun böyle olduğunu sende bende biliyoruz. Senelerdir beni öpüşlerin bile baştan savma, sana yakınlaşmaya çalıştıkça benden daha çok uzaklaştın. Başka kadınlar olduğunu biliyordum…  Benimle yaşamadığın, istemediğin cinselliği onlarla yaşadığının farkındaydım. İlk canımı acıttı sonra hiç umursamadığımı fark ettim. Bizim aşk sandığımız duygular seneler içinde bir yerlerde kaybolmuştu. Seni sevgiliden çok dostum gibi görmeye başladım” “Niye aramızda ki ilişkiyi hemen bitirmedin? Kaç kez sana ayrılmak ister misin diye sordum” “Bencillikten, sitenin en yakışıklı erkeği her zaman benimdi benim olarak kalmalıydı. Seninle rahattım ailem seni tanıdığı için rahatça gezebiliyor istediğim gibi hareket edebiliyordum” “Gerçekten bencilmişsin, nişanda niye o kadar ısrar ettin?” “Ailem yüzünden, başımın etini yiyorlardı senelerdir birliktesiniz el âlem laf ediyor deyip duruyorlardı. İbrahim’i yeni tanımıştım” “Benimle nişanlanmana nasıl izin verdi” “Seni ona anlattım, aramızda arkadaşlıktan başka hiçbir duygu olmadığına onu inandırdım” “Ne biçim adam bu, ya ben birden bire fikir değiştirip hemen evlenmeye kalksaydım. Ya da cinsel ilişki için harekete geçseydim” “Bunların olmayacağından çok emindim, sen beni arzulasaydın öteki kadınlara gitmezdin.” “Ne engeli vardı ki nişanlanmanı kabul etti” “Evli” “Bravo Bahar seni aptallığın için kutluyorum” “İster aptal, ister ahlaksız de. Âşık oldum Kenan” Karşımda duran kadına baktım, dediği gibi seneler içinde birbirimize duyduğumuz hisler bir yerlerde kaybolmuştu. İkimizde birbirimizi üzmemek adına ilişkimizi devam ettirmeye çalışmıştık. “Şimdi ne yapmayı düşünüyorsun ve neden şimdi açıklama ihtiyacı duydun” “Ayşe telefon edip senin Gülnihal’e ilgin olduğunu söyleyince içim rahatladı. Seni üzmeyecek, dostluğumuz bitmeden aramızda ki bu saçma birlikteliğe son verecektik” “Yine Ayşe” “Senelerce senin hakkında bildiğim her şeyi ondan öğrendim. Kadınları özellikle gelip anlatıyordu, tek istediğinin sen olduğunu biliyordum. Sana hastalık derecesin de tutkun” “Bende yeni öğrendim, ne yapmayı düşünüyorsun?” “Hakkım olmayarak senden bir iyilik isteyeceğim. Senelerin verdiği dostluğumuz adına bana yardımcı olmanı istiyorum” “Neymiş” “Ailem bizi bir süre daha nişanlı bilmeli, yakında karnım büyümeye başlayacak. İbrahim karısından ayrılmak için başvuruda bulundu ama kadın boşanmamak için direniyor” “Eee” “Bu süreci atlatana kadar yanımda olmanı istiyorum. Gülnihal’e hislerinin hangi boyutta olduğunu bilmesem de gerekirse durumumu ona da anlatırım” “Hayır Bahar, sen üzüleceksin diye günlerdir kendini yiyip bitiriyor. Bunu ona yapamam” “Yardım etmek zorundasın o kadarda mı hakkım yok” “Yatarken, başını belaya sokarken bana mı sordun. Senin aptallıklarının cezasını biz niye çekelim. Gülnihal herhangi bir kadın değil, hayatımda hiç duymadığım hisleri ona duyuyorum” “Ya ben hamileyim demeseydim, başkasına aşık olmasaydım ne yapacaktın. Birden bire beni silkeleyip atacak mıydın? Aynı durumda olduğumuzu görmüyor musun?” “Niye aynı durumda olalım, birbirimizi incitmemek adına ikimizde senelerdir suskunluğumuzu koruduk. Hatalı olduğumu biliyorum şimdi çok pişmanım, ayrılıp dostluğumuzu sürdürmeliydik. Sen ısrarla nişanlanmak istediğini söyleyince kabullenip hatalarıma yenisini ekledim” “Benim zorlamamla olduğunu biliyorum, sırf ailemin çenesini kapamak için sana ısrar ettim. Beni kadın olarak görmediğinin yıllardır farkındaydım. Bana son kez yardımcı ol bir daha senden bir şey istemeyeceğim” “Düşünmem gerek Bahar ya sevdiğin adam ayrılamazsa ne yapacaksın” “Onu da zamanı gelince düşünürüm. Lütfen Kenan bana yardımcı ol, ailemde Hüseyin gibi olanlardan çok olduğunu biliyorsun” “Biliyorum çocukken göremediğim aile farkımızı büyüyünce görmeye başladığımda çok şaşırmış, üzülmüştüm. Yine de sana kıyamadım benimle çok rahattın ailenin bu kadar katı olduğunu bilerek nasıl böyle hata yaparsın” “Birden oldu bende anlayamadım, İbrahim’i çok seviyorum.” “Bende Gülnihal’i seviyorum, zamanı belli olmayan süreç için onunla yaşayacağım mutluluğu ertelemek istemiyorum” “Sana yaşama demiyorum bir süre bana yardımcı ol. Gel birlikte durumumu anlatalım anlayacaktır” “Ben ona açıklarım, bir an önce Gülnihal’le evlenmek istiyorum. Yüz ifadesi değişse bile senin dediğini kabul etmem” “Yalvarırım Kenan, bunca senenin hatırına bana yardımcı ol” “Kendin diyorsun beni kullandığını” “Evet ben bencilim, sende benden çok farklı değilsin” “Kendinle beni bir tutma, seneler içinde defalarca bana karşı olan duygularında değişim olup olmadığını sordum. Israrla beni sevdiğini ayrılırsan mahvolacağını söyledin. Amacın beni ailene karşı paravan olarak kullanmaktan başka bir şey değilmiş” “Seni sevdiğimi biliyorsun, sadece dosta arkadaşa duyulan sevgi olsa da seviyorum” “Biliyorum, diğer nedenlerin bencilce olsa da. Biz her zaman iyi dost olduk ama beni kullanmamanı isterdim. Dostlar bir birine açık olur, ilişkine başladığın zaman veya daha öncesinde benimle konuşmanı isterdim. Bunda bile sadece kendini düşünmüşsün” “Biliyorum, çok özür dilerim. Önce ki senelerde diğer kadınları duyduğum da, kıskançlık hissetmediğimi fark ettiğim de. Arkadaşlığından hoşlandığım için devam ettim. Tabi en büyük neden ailemdi. Üç dört senedir o kadınlardan uzaklaşınca, zorla da olsa benimle nişanlanmayı kabulde edince. Acaba gençlikteki gibi beni sevmeye mi başladı dedim. Bu seferde vicdan azabı çekmeye başladım seni çok kıracağımı üzüleceğini düşününce başka erkeğe duyduğum aşkı gizlemek zorunda kaldım. Hele İbrahim’in evli olduğunu iş işten geçtikten sonra öğrenince daha da kötü hissettim. Ayşe telefon açıp burada olanları, hemen gelmezsem Gülnihal’in seni elimden alacağını söylemesi sana rahatça açılabileceğimi düşündürdü” “Ya Gülnihal olmasaydı ne yapacaktın?” “Yine anlatacaktım daha zor olacaktı ama bir şekilde anlatacaktım” “Yine bencil düşünceler içinde sadece kendini düşünmüşsün. Daha önce niye anlatmadığına takılmış durumdayım. Nedenini ben sana söyleyeyim karnında ki bebek büyüyor, yakında belli olmaya başlayacak, sevgilinin ne zaman ayrılacağı belli değil. Benim Gülnihal’e ilgimi anlayınca yine beni kullanmak istedin. Dostum olduğundan şüphe etmeye başladım” “Lütfen Kenan senden çok bir şey istemiyorum, birkaç ay beni idare et. Hamile olduğumu Gülnihal’e söyleyebilirsin. Başka kimse bilmesin hele Ayşe… A eğer ben senden ayrılsaydım Ayşe peşinde dolaşmaya başlar seni bunaltırdı” “Şimdi bunun için sana teşekkür mü etmeliyim” “O kızın nasıl ısrarcı olduğunu bilemezsin, sakız gibi yapışır üstünden çıkartamazsın. Hadi dostum bana yardım edeceğini söyle, bir gün senin de bana ihtiyacın olabilir” “Gülnihal’le konuşmadan hiçbir şey için söz veremem, onun düşünceleri öncelik dâhilin de olacak” “Of iyice tutulmuşsun, bak sen küçük Gülnihal’e, yakmış kavurmuş seni” “Yaktı, kavurdu, içeri geçelim hemen onunla konuşmalıyım” “Hadi gidelim, bende İbrahim’e telefon açıp seninle konuştuğumu söyleyeyim” “Neden evli erkeği seçtin?” “Baştan bilmiyordum, öğrendiğimde çoktan âşık olmuştum. Karısıyla ailesinin zoruyla evlenmiş akraba kızıymış. Onların ailesi hep içlerinden evlendiklerinden büyükler ne derse o oluyormuş. Amcakızını eşi diye seçmişler. Bir an bile sevmedim dedi ilk gece mecburiyetten yanında olmuş, inan midem bulandı kardeşimle zina yapıyormuşum gibi hissettim dokunmadan çıktım dedi. Sonrada bir daha elini sürmemiş” “Yalan söylemediğini nereden biliyorsun?” “Biliyorum, aylardır birlikteyiz bir kez bile evine gitmedi” “Senin tarafından aldatıldığıma bu kadar sevineceğimi asla tahmin edemezdim” “Beni kadın olarak sevmediğinden bu duyguların çok doğal, bende seni kıskanmıyorum. Senin Gülnihal’le çok mutlu olmanı diliyorum, Oktay’la nişanlanacağını duydum ne yapacak” “Bu gece Oktay geliyor, konuşacak. Belki gelmiştir bile yanında olmaya söz vermiştim. Daha çok ben yanında olmak istemiştim. Oktay ona gerçekten aşıksa bırakmamak için her şeyi yapar” İçeri geçtik tüm arkadaşlar meraklı gözlerle bize baktılar. Gözlerim Gülnihal’i aradı en yakınımda olan Yunus’a sordum “Siz konuşmak için içeri geçince dışarı çıkacağını söyledi o zamandan beri görmedim” Telefonunu aradım cevap vermiyordu. “Ben gidiyorum Bahar Oktay gelmiş olmalı onu yalnız bırakamam” “Tamam sen git, bende biraz oyalanır eve giderim. Ne olduğunu bana da bildir merak ederim. Belki de dışarıdadır” Kimseye hiçbir şey demeden çıkıp gitmesi, hele bana mesaj bile bırakmaması içimin panikle dolmasına neden oldu. İlk kafenin çevresini dolaştım… “Ne arıyorsun Kenan abi” Kafenin garsonu olan delikanlı merakla yüzüme bakıyordu “Gülnihal’i gördün mü?” “Koşarken gördüm” “Ne tarafa gittiğini söyle” “Evlerin tarafına doğru koşuyordu…”  Koşmaya başladım bir an önce onu görmeliydim… Evi karanlıktı, defalarca kapısına vurdum. En sonunda Filiz teyze çıktı… “Ne vurup duruyorsun oğlum, biz sizler gibi genç değiliz. Tansiyonum fırladı…” “Gülnihal’i gördün mü?” “Gördüm nişanlısıyla birlikte gitti” “Nereye gittiğini biliyor musun, söyledi mi?” “Bavullarıyla gitti, gelmeyecek” “Ne dedin” “Deli gibi dönenip durma, sana ne elin nişanlı kızından” Of çıldıracaktım, telefonla armaya başladım. Kapalıydı Oktay’a ulaşmaya çalıştım onun da telefonu kapalı çıkınca iyice içime kurt düşmüştü… İstanbul’a dönmeliydim, evini… Hakkında hiçbir şeyi bilmediğimi fark edince telaşım daha fazla oldu “Filiz teyze annesinin, babasının telefonu var mı sende” “Yok oğlum” Birden tüm ümitlerimin yıkıldığını hissettim. *****
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD