Servet'i bizim okulun yakınlarında olan bir liseye yazdırdım. İki güne o da okula başlamıştı. İlk onu bıraktım, ardından da biz geçtik okula Selvi ile. Vardığımda yine Hüma'nın arabası yoktu. Bunu görmek her ne kadar kötü hissettirse de bir şey diyemedim. "Ona mı bakıyorsun?" Selvi'nin sözleriyle ona döndüm. Bu kız beni bu aralar deli etmek için müthiş derecede çaba harcıyor. Artık öfkeme hakim olmakta zorlanıyorum. "Yeter artık Selvi! Bana böyle konuşmayı kes! Bak gerçekten her şeyin tadı kaçıyor. Bir anda benim karım olduğunu savunmaya başlayıp değiştin. Bu durumdan rahatsız oluyorum. Bana sadece okul dışında 'sen' diye hitap edeceksin!" Kalbini kırmayayım diye diye ona çok müsamaha gösterdim. Ama şu an yanlış bir şey yaptığımı anlamıştım. Ben böyle yaptıkça o benim karım olduğunu d

